KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/2618 E., 2007/2462 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2007
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 105 ada 199 parsel sayılı 15263 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar ... ve ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, yasal süresi içinde nizalı taşınmazın 105 ada 200 nolu mera parselinden açıldığı ve mera olduğu iddiasına, davacı ... ise, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davacı ...'in davasının reddine, davacı Hazinenin davasının kabulüne, çekişmeli 105 ada 199 parselin mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ile davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın konumu gereği meradan kazanıldığı ve öncesinin mera olduğu gerekçesiyle keşif yapmaksızın mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme usul ve yasaya aykırı bulunmaktadır. Dava konusu taşınmazın tutanağı 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na göre düzenlenmiş olup tutanağın incelenmesinden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine istinaden çayır vasfıyla davalılar adına tesbit yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece taşınmazın kesinleşmiş mera parseli içerisinde kaldığı ve mera bütünlüğünü bozduğu gerekçesiyle keşif yapılmadan hüküm kurulmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık çekişmeli taşınmazın mera olup olmadığına ilişkindir. Gerek Hazine'nin mera iddiasının tahkiki, gerekse davacı ... ile davalıların zilyetlikle iktisap koşullarının lehlerine gerçekleştiği savunmasının incelenmesi yönünden keşif yapılması zorunludur.
Mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve aynı yöntemle tesbit edilecek taraf tanıklarıyla uzman bilirkişi huzuruyla keşif icra edilmelidir.
Keşif sırasında varsa tarafların dayanağı olan belgeler uygulanıp kapsamları belirlenmeli, dinlenecek yansız yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kamu orta malı mera vasfı taşıyıp taşımadığı,komşu mera parseli ile arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, uygulamada civar parsellere ilişkin kayıt ve belgelerden yararlanılmalı,
yargılama sırasında toplanan delillerin kadastro tutanağındaki beyanlara aykırı düşmesi halinde kadastro tutanağında ismi yazılı tüm şahıslar tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, uzman ziraat mühendisinden taşınmazın niteliğiyle ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazın mera olduğu sonucuna varıldığı takdirde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16. maddesi gereğince zilyetlikle mülk edinilemeyeceğinin gözönünde tutulması,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2007/2618, K. 2007/2462, 26 Haziran 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama