KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/4694 E., 2007/5146 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2007
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle. “Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 445/son maddesi hükmü gereğince kasten gerçeğe aykırı rapor verdiği ileri sürülen bilirkişi hakkında delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturulması başlanamamış veya karar verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmayıp doğrudan hukuk mahkemesinde davanın açılacağı, bu durumda üç aylık hak düşürücü sürenin bilirkişi hakkındaki ...
Cumhuriyet Başsavcılığının dava zamanaşımı süresini geçmesi nedeniyle verilen takipsizlik kararına yapılan itirazın ... Ağır Ceza Mahkemesince reddine dair kararın Hazine vekiline tebliğ tarihi olan 12.11.1998 tarihinde başlayacağı, dava 17.11.1998 tarihinde açıldığına göre davanın süresinde açıldığı anlaşıldığından işin esasına girilip iddia ve savunma doğrultusunda deliller toplanarak sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, fen bilirkişisinin mahkemeyi yanıltmak amacıyla kasten gerçeğe aykırı rapor tanzim ettiği iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, bu değerlendirme dosya içeriğine uygun olmadığı gibi, yapılan inceleme ve uygulama da hüküm için yeterli bulunmamaktadır.
Mahkemenin önceki kararı Yargıtay 17. Hukuk Dairesince, davanın yasal süresi içinde açıldığı, bu sebeple işin esasına girilip tüm deliller toplandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekçesiyle bozulmuş ve mahkemece de bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Bozmaya uyulmuş olması uyulan taraf yararına usuli müktesep hak oluşturacağından bozma doğrultusunda araştırma yapılması zorunludur.
Doğru sonuca ulaşabilmek için bozma doğrultusunda işin esasına girilerek öncelikle bölgeye ilişkin sit haritası merciinden getirtilmeli, mahallinde uzman arkeolog bilirkişi marifetiyle yeniden keşif icra edilmeli, uzman arkeolog bilirkişiden taşınmazın sit alanı içinde kalıp kalmadığı,
içerisinde korunmaya değerli kültür varlığının bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınmalı, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinin 30.5.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5663 sayılı Kanun ile değiştirildiği ve buna göre kültür ve tabiat varlıklarını koruma bölge kurullarınca birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlarındaki taşınmazların zilyetlik yoluyla iktisap edilemeyeceği ve bu değişikliğin 2863 sayılı Kanuna eklenen geçici 7.maddeye göre kadastrosu devam eden
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2007/4694, K. 2007/5146, 14 Aralık 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama