KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/5325 E., 2007/5044 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2007
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 212 ada 6 parsel sayılı ve 2.243,25 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde taşınmazın bir bölümünün kendisine ait olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin 22.11.2006 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfi ile gösterilen 323.98 ve 286.29 metrekarelik bölümlerin davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Kadastro hakimi doğru, düzenli ve infazda tereddüte yol açmayacak şekilde açık sicil oluşturmakla yükümlüdür. Bu nedenle dava konusu 212 ada 6 sayılı parselin (A) ve (B) bölümleri haricinde kalan bölümü hakkında hüküm kurulmamış olması isabetsizdir.
2- Davacı adına tescile karar verilen çekişmeli parselin (A) bölümünün arı kovanı konularak kullanıldığı, başkaca bir kullanımın söz konusu olmadığı belirlenmiştir. Arı kovanı koymak suretiyle sürdürülen zilyetlik zilyedi yararına iktisabı sağlamaz. Bu nedenle bu bölüme ilişkin davanın reddi gerekirken yazılı şekilde davacı yararına tescile dair hüküm kurulması isabetsiz bulunmaktadır.
3- Yine çekişmeli parselin (B) bölümünün davacı adına tesciline karar verilmiş ise de bu bölüm hakkında yapılan inceleme, araştırma ve uygulama da hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dinlenen tanıkların zilyetliğe ilişkin beyanları yetersizdir. Öncesinde harman yeri olarak kullanıldığı halen kullanılmadığı belirtilmiştir. Tanıklar ... ile ..., bu bölümün davacının babası ... ve davalının dedesi ... tarafından yaptırıldığını ve kullanıldığını beyan etmişlerdir.
Mahalli bilirkişi ile tanık ... ise davacının babası tarafından kullanıldığını, tespit bilirkişisi ... harman yerinin çevresindeki arazi sahipleri tarafından kullanıldığını beyan etmiştir. Diğer tanıklar kullanıma ilişkin bilgilerinin olmadığını belirtmişlerdir. Beyanlar arasındaki çelişkilerin giderilmesine çalışılmamıştır. Böylesine yetersiz ve çelişkili beyanlara dayanılarak hüküm kurulması isabetsiz bulunmaktadır.
Bu nedenle taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak çekişmeli parselin (B) bölümünün ne şekilde, kim tarafından kullanıldığı yerel bilirkişi ve tarafların bildireceği tanıklar ile daha önceki keşifte dinlenilen tanıklardan sorularak saptanmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2007/5325, K. 2007/5044, 10 Aralık 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama