KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/862 E., 2007/787 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2007
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro çalışmaları sırasında 112 ada 54 ve 114 ada 106 parsel sayılı 343677.33 ve 14539.01 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmaları nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine ve çekişmeli 114 ada 106 parselin teknik bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 1594 metrekarelik alanın davacı mirasçıları adına, bakiye bölüm ile 112 ada 54 parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı mirasçıları ile davalı Hazineyi temsilen Mal Müdürü tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı mirasçılarının temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE,
2- Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince. Mahkemece çekişmeli parseller üzerinde davacılar yararına 3402 sayılı Yasa'nın 14. maddesindeki zilyetlikle mülk edinme koşulları oluştuğundan bahisle aynı maddedeki sınırlamalar dikkete alınarak çekişmeli 114 ada 106 parselin teknik bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 1594 metrekarelik bölümün davacı mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir.
Ancak adına belgesizden tescil edilen parsellerin edinme sebepleri ve miktarları dikkate alındığında 3402 sayılı Yasa'nın 14. maddesindeki kuru arazide 100 dönüm sınırlamasının üzerinde taşınmaz davacı adına kesinleşmiştir. Bu nedenle davanın reddine ve çekişmeli parselin bu bölümünün de Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2007/862, K. 2007/787, 19 Mart 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama