KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/3183 E., 2008/4639 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2008
Karar Metni
909 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 174 ada 6 parsel sayılı 193.18 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kayıtları, harici hisse satın alma, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tesbit ve 1.9.1995 tarihinde tescil edilmiştir. Davacılar ... ve 6 müştereği vekili, 25.3.2004 tarihli dava dilekçesi ile tespitte uygulanmış tapu kaydında davacılar murisinin 30/48 hissedar olup, bu hissenin yarı hissesinin haricen davalıya satışının söz konusu olmadığı iddialarına dayanarak tapu iptali ve tescil davası açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında kadastro tespit gününden önce görülüp kesinleşmiş ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 6.11.1990 tarih 1988/87-1990/68 sayılı ilamının kesin hüküm oluşturduğu kabul edilmek suretiyle davanın reddi yönünde hüküm kurulmuş ise de, mahkemenin kabul ve değerlendirmesi dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır.
Dava konusu taşınmazı kapsadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayan tapu kayıtlarının tesisine ilişkin Mayıs 302 D. tarih 20 numaralı kayıt dosyaya getirtilmemiş ise de tarafların dayanaklarını oluşturan tapu kayıtlarının tedavüllerinden Nisan 316 tarih 122 numaralı kayıt 8 dönüm tarlanın nısıf hissesinin 5/6 hissesi için tesis edilmiş ve nısıf hissenin 5/6 hissesinin 3 hissesi ... Hacı ... ... ... ..., 2 hissesi ... ... ... ve ... Onbaşı adlarına kayıtlıdır.
Şubat 334 tarih 25 ve 26 numaralı kayıtlar ile ... ... ... hisseleri tedavül görmüş ve taraflar arasında tespit gününden önce ... Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp kesinleşmiş ilam ile Şubat 334 tarih 26 numaralı tedavül kaydının iptaline karar verilmiştir.
Dava konusu 174 ada 6 parsel numaralı taşınmaz tutanağın edinme sebebindeki açıklamalara göre 133 ada 2, 3, 5; 174 ada 1, 2 ve 7 parsel sayılı taşınmazlarla birlikte yapılan değerlendirme sonucu davalı ... adına tespit ve bilahare tescil edilmiştir. Davacılar vekili, tespit tutanağının edinme sebebinde bildirilen hususların gerçeği yansıtmadığı davacıların murisi ...’nun
./...
2008/3183-4639 SH.2
kayden sahip olduğu 30/48 hissenin yarısının davalıya satışının doğru olmadığı iddialarına dayanarak dava açmıştır. Davaya cevap veren ... da, davacıların murisinden haricen pay satın almasının söz konusu olmadığını ve tapuda kayden malik bulunduğunu bildirmiştir. Gerçekten de Nisan 316 tarih 122 numaralı tapu kaydının tedavülleri arasında bulunan 4.2.1981 tarih 2 numaralı tapu kaydında ... Hacı ... ... ... ...
Ağa’dan intikalen gelen 220/13440 hissedeki iştirak halindeki paydaşlardan birinin davalı ... olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında kesin hüküm oluşturduğu kabul edilen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 6.11.1990 tarih 1988/87-1990/68 sayılı ilamı ile Şubat 334 tarih 26 numaralı tedavül kaydı iptal edilmiş ve bu kaydın gittilerine göre paydaşların pay oranları yeniden belirlenerek adlarına tescile karar verilmiştir.
Bu ilamın, ifrazındaki usulsüzlük nedeniyle tapunun iptali hususunda taraflar arasında kesin hüküm oluşturacağı tartışmasızdır. Ancak; kesin hüküm oluşturması söz konusu olan ilam ile dava konusu taşınmazın mülkiyet uyuşmazlığı çözülmemiş, tapu kaydının ifrazında var olduğu kabul edilen usulsüzlük nedeniyle Şubat 334 tarih 26 numaralı tapu kaydı iptal edilmiştir.
Ancak davacının murisi evvelinin iptal edilen müfrez tapunun geldi kaydındaki payı mevcut olup iptal nedenine göre de tesis kaydı geçerliliğini muhafaza etmektedir. Yani; ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 6.11.1990 tarih 1988/87-1990/68 sayılı ilamı ile bu davanın hukuki sebebi ve konusu aynı değildir ve bu nedenle de taraflar arasında kesin hükmün varlığından söz edilemez. Yine; dosya arasına getirtilen ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/3 esas sayılı derdest dava dosyasında dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların dava konusu oldukları ve o davada davacı bulunan bu dosyanın davalısı ...’nun, hissedarlar arasında usulen yapılmış bir taksim olmadığından, komşu taşınmazların tüm hissedarlar adına tescili istemiyle dava açtığı anlaşılmaktadır.
Şu hale göre; uyuşmazlığın, tarafların bildirdikleri tüm deliller toplanıp gerekli tüm araştırma, inceleme ve uygulamalar yapıldıktan sonra esastan çözülmesi zorunludur. Eksik araştırma, inceleme, uygulama ve dosya içeriğine uygun bulunmayan değerlendirmelerle hüküm kurulamaz.
Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; kök tapu kaydındaki maliklerle bu davanın tarafları olan kişiler arasındaki akdi veya irsi ilişkileri belirlemeye yarar veraset ilamları veya nüfus kayıtları ile varsa bu davanın tarafları ile bayileri arasında düzenlenmiş sözleşme örnekleri dosya içine getirtildikten sonra mahallinde yeniden usulen keşif yapılmalıdır.
Yapılacak keşifte, keşfe katılacak mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarından, dava konusu taşınmazın hangi tarihten beri ve kimin tarafından zilyetliğinde olduğu, zilyetliğin kimden kime intikal ettiği ve ne şekilde sürdürüldüğü bu davanın tarafları ile diğer müşterekleri arasında usulen yapılmış bir taksim olup olmadığı, taksim yapılmışsa hangi tarihte ve ne şekilde yapıldığı; taraflar ile müşterekleri arasındaki mülkiyet ilişkisinin nasıl olduğu, müşterek mülkiyet hükümlerine mi iştirak halinde mülkiyet hükümlerine mi tabi olduğu, müşterek mülkiyet hükümlerine tabi paylar yönünden tapunun hukuki değerini koruyup korumadığı,
hukuki değerini korumayan paylar yönünden kimin veya kimlerin yararına edinme şartlarının oluşup oluşmadığı; taraflar arasında mirasçılık ilişkisi bulunup bulunmadığı; taraflar ile müşterekleri arasında usulen yapılmış bir taksim yoksa tarafların neden bir bütün olan taşınmazın bazı bölümlerine zilyet oldukları; kök kaydın tedavülleri arasında bulunan Nisan 316 tarih 120 ve 123 numaralı kayıtlar (ve tedavülleri) kapsamında kalan yerlerin nereleri olduğu ve o taşınmazların tespitlerinin nasıl yapıldığı Şubat 334 tarih 25 numaralı kayıt kapsamındaki ..., ... ve ... ... yerlerinin nereleri olduğu,
bu yerlerin tespitte hangi miktarla kimin veya kimlerin adına tespit gördüğü gibi hususlar tek tek sorulup saptanmaya çalışılmalı; taraflar ve müşterekleri ile bayileri arasındaki akdi ve irsi ./...
2008/3183-4639 SH.3
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/3183, K. 2008/4639, 26 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama