KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/3617 E., 2008/3592 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- ... 2. İcra Mahkemesi
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık ...’ın 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337. maddesi uyarınca 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına dair, ... 2.İcra Mahkemesinin 20.10.2006 tarihli ve 2005/1603-2006/1660 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre; 2004 sayılı Kanun'un 337/1.maddesinde yazılı cezanın nev'i ve miktarına göre, suçun işlendiği 28.5.2005 tarihi ile hükmün verildiği 20.10.2006 tarihi arasında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/6 ve 105/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde,
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun'la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 337.maddesindeki yaptırım, disiplin hapsi olarak belirlenmiş ise de, aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 5349 sayılı Kanun'la değişik 7.maddesi 1.fıkrasında, "Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür." şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7.maddesi nazara alındığında 5252 sayılı Kanun'un 7.maddesi 1.fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle,
sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK'nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek ... Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 15.10.2007 gün ve 52091 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 03.04.2008 gün ve K.Y.B.2008/62161 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Dosya kapsamına göre, borçlu sanığa isnat edilen mal beyanında bulunmamak eyleminin suç tarihi 28.05.2005 olup, yargılama sonunda 20.10.2006 gününde borçlu sanığın cezalandırılmasına karar verildiği dikkate alındığında, lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/6. maddesinde öngörülen altı aylık asli zamanaşımı süresi dolmuştur. 29.3.1939 tarih 22/31 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu sürenin uzaması mümkün değildir. Hal böyle olunca 765 sayılı TCK'nun 102/6, 105/2. maddeleri uyarınca zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden borçlu sanığın mahkumiyetine karar verilmesi isabetsizdir.
Davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması gerektiğinden tebliğnamedeki diğer düşüncenin tartışılmasında hukuki yarar görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle, ... 2.İcra Mahkemesinin 20.10.2006 gün ve 2005/1603-2006/1660 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK'nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/3617, K. 2008/3592, 20 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama