KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/3909 E., 2008/4616 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2008
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında, kooperatif genel kurul kararlarının iptaline ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden ... vekili Avukat ....ile aleyhine temyiz istenilen ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, davalı kooperatifin 30.04.2006 tarihli genel kurul toplantısının kooperatif merkezinde yapılmadığını, toplantıdaki görüşme ve oylamaların usulüne uygun yapılmadığını ve tutanağın usulünce tutulmadığını ileri sürerek, anılan genel kurulun ve genel kurulda alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, genel kurul toplantısı ve alınan kararların usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, genel kurulun ve alınan kararların iptalini gerektirir bir durumun bulunmadığı, araç hibesine ilişkin kararın iptali kabil bir karar olduğu, ancak davacının bu karara muhalefetinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesine göre, genel kurul kararlarının iptali davası açılabilmesi için toplantıya katılan üyenin karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirtmesi gerekli olup, bu şartın yerine getirilmemiş olması halinde davanın esasına girilmeden, yalnızca bu gerekçe ile davanın reddi gerekmektedir.
Somut olayda, davacının iddiaları ve genel kurulda alınan ve davaya konu edilen kararların yok hükmünde olması söz konusu olmayıp, iptale konu olabilecek kararlardır. Buna göre, bu davanın açılabilmesi muhalefet şerhine bağlı olup, muhalefetin oylamadan sonra tutanağa yazdırılması gereklidir. Görüşme sırasındaki aksi yöndeki beyanlar muhalefet şerhi sayılmaz.
Davacının genel kurulda sunmuş olduğu 3 ve 4 numaralı önergeler de muhalefet beyanı olmayıp, toplantının usulüne uygun olmadığı yönündeki iddialardır. Bu nedenle alınan kararlar için usulüne uygun muhalefetin varlığından söz edilemez. Davacı tarafça, muhalefetin tutanağa geçirilmediği şeklinde bir iddiada da bulunulmamış, bu hususta tanık dinletmek istediği de belirtilmediği gibi aksine buna gerek olmadığı söylenmiştir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/3909, K. 2008/4616, 24 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama