KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/4156 E., 2008/3432 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
Karar Metni
673 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 102 ada 442 parsel sayılı 88150,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadim mera olması ve kadastro komisyonu mera sınırlandırma tutanağı ile de mera olarak belirlenen alanda kalması nedeniyle mera olarak sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin 86931,93 metrekare kısmının tespit gibi mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına, geriye kalan 1218,61 metrekare kısmının bu parselden ifraz edilerek davacı adına kuru tarım arazisi olarak tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın 1218,61 metrekarelik kısmının ifraz edilerek davacı adına tesciline, 86931,93 metrekarelik kısmının ise mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır.
Dava konusu taşınmaz mera olarak sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiş, davacı miktarından eksik olarak dava dışı 157 ada 6 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu taşınmazın temyize konu bölümünün dayanak tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı, tapu kaydı kapsamıyor ise, davacı taraf yararına edinme koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır.
Davacının dayanağını oluşturan tapu kaydı tesisinden itibaren getirtilerek usulen mahalline uygulanmamış, miktarındaki değişme nedenleri üzerinde durulmamış, tapu kaydının sınırlarında okunan "..." ve "Yol"un nereler olduğu zeminde belirlenmemiş, aradaki yolun kadim olup olmadığı belirlenmemiştir.
Tapu kaydının 397.61 metrekare olarak 157 ada 6 parsel sayılı taşınmaza uygulanması nedeniyle bakiye kısmının nerede ve ne miktarla kalabileceği, aradaki yolun kadim olup olmamasına göre dayanak tapu kaydının yolun kuzeyini kapsayıp kapsamayacağı hususları üzerinde durulmadığı gibi. 1967 doğumlu bir mahalli bilirkişi, bir davacı tanığı ve üç tespit bilirkişi dinlenmek suretiyle yapılan mera araştırması da yeterli bulunmamaktadır.
Ayrıca; kadastro hakimi açık, uyuşmazlığı çözer ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurmakla yükümlü olduğu halde, mahkemece keşfe katılan uzman fen bilirkişinın rapor ve krokisine atıf yapılmaksızın sadece kabul ve reddedilen kısımların yüzölçümleri
belirtilmek suretiyle infazda tereddüt yaratır şekilde hüküm oluşturulmasında da isabet bulunmamaktadır.
Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; davacının dayanağını oluşturan 11.4.1972 tarih 21 numaralı tapu kaydı ile kadastro tespiti sırasında 157 ada 6 parsel sayılı taşınmaza komşu 156 ada 1, 157 ada 5, 158 ada 1 ve 16 parsel sayılı taşınmazlara uygulanmış olan tapu kayıtları tesislerinden itibaren oluşum belgeleri, varsa haritaları ve tüm tedavülleriyle dosya içine getirtildikten sonra; mahallinde komşu köylerde oturan ve davada yararı olmayan, elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek mahalli bilirkişiler ile tarafların aynı yöntemle bildirecekleri taraf tanıkları hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır.
Davacının dayanağını oluşturan tapu kaydı ile komşu 156 ada 1 ve 158 ada 16 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan tapu kayıtları kuzey hudutlarında "mera" okuduklarına göre dava konusu taşınmazın temyize konu olmayan diğer bölümlerinin mera olduğu ve kayıt miktar fazlasının bu yönden zilyetlikle kazanılamayacağı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahallinde yapılacak keşifte davacının dayanağını oluşturan tapu kaydı 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesinde düzenlenen yöntemle mahalline uygulanmalı, uygulanabilir haritası varsa harita sınırlarına göre, uygulanabilir haritası yoksa köyü, mevkisi, miktarı ve sınırları tek tek okunmak ve uzman bilirkişiye işaret ettirilmek suretiyle uygulanarak tapuya kapsam tayin edilmeye çalışılmalı, uygulamada komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarından yararlanılmalı, tapu kaydının sınırlarında geçen “... ve Yol”un zemindeki yerleri belirlenmeli, bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanıkla kanıtlama olanağı tanınmalı,
tapu kaydının hudutlarında değişim olup olmadığı ile tapu kaydının miktarında olan değişimin haklı nedene dayanıp dayanmadığı araştırılmalı, dava konusu taşınmazla 157 ada 6 parsel sayılı taşınmaz arasındaki yolun kadim olup olmadığı, yol kadim değilse aradaki yolda kalan miktarın ne kadar olduğu,
tapu kaydının kabul edilecek miktarına göre eksik kısmın nerde kalabileceği hususları üzerinde ayrı ayrı durulmalı ve dava konusu taşınmazın temyize konu bölümünün davacının dayanağını oluşturan tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, keşfe katılacak uzman fen bilirkişisinden keşfi izlemeye, kayıt uygulamalarını denetlemeye olanak verir ayrıntılı rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/4156, K. 2008/3432, 15 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama