KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/4706 E., 2009/3190 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2009
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatife olan aidat borçlarını ödemediğini, bu borcun tahsili için yapılan icra takibinin haksız itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 inkâr tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin borcunu ödediğini, bazı hesap hatalarının olduğunu, davacı kooperatifin müvekkiline ait bir arsayı kendilerine vermediği için hesap hatalarını düzeltmeyerek, bu şekilde asılsız borç çıkarıldığını savunmuştur. Mahkemece, davalının kooperatif üyeliğinden 07.04.2006 tarihinde istifa ettiği, bu nedenle bu şekilde bir borç istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava kooperatif üyeliğine dayalı aidat borcunun tahsiline ilişkin olarak açılmış ise de; yargılama sırasında davalının istifa ettiğinin belirtilmesi üzerine, davacı vekilince, davalının istifaya rağmen tapusunu aldığı arsasını iade etmediği ve bu yüzden davacının da yararlandığı alt yapı ve hizmetlere ilişkin olarak bu talepte bulunulduğu iddia edilmiştir.
Somut olayda, davalı tarafından üyelik ilişkisine dayalı olarak kooperatiften alınan arsa, istifa ile birlikte kooperatife teslim edilmiştir. Bu nedenle, davalı istifa etmiş olsa dahi istifa tarihine kadar olan aidat borçlarından sorumlu olup, istifanın kabulünden sonra da sahibi olduğu arsa nedeniyle yararlandığı altyapı ve diğer hizmetlerden dolayı elde etmiş olduğu faydanın maliyetine katlanmak zorundadır.
Ancak, istifadan sonraki dönem için, davalının sorumluluğu genel kurul kararları ile belirlenen aidat ile gecikme faizi oranı üzerinden değil, yapılan iş ve hizmet bedellerine göre ve sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca belirlenmelidir.
Çünkü kooperatif ile ortağı arasındaki hukuki ilişkiyi düzenleyen, bu ilişkide uygulanacak kuralları belirleyen ve ortakları bağlayıcı niteliği bulunan genel kurul kararlarının; ortak olmayan, genel kurullara katılma, oy kullanma ve iptal davası açma hakkı bulunmayan davalı yönünden de uygulanması mümkün değildir.
Bu nedenle mahkemece, varsa davalının istifasından önceki dönemden kalan aidat borcunun belirlenmesi, istifadan sonraki dönem için de gerektiğinde keşif yapılarak, yapılan alt yapı ve hizmet bedellerinin belirlenmesi ve buna göre davalının sorumluluğunun sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gereklidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/4706, K. 2009/3190, 4 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama