İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 16. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2008/5266 K.2008/6155

Taraflar arasında, asıl ve birleşen davada, kooperatif üyeliğine dayalı borçlu olunmadığının tespiti ve ihraç kararının iptali istemlerine ilişkin davalar sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli…

Esas2008/5266Karar2008/6155Tarih14 Ekim 2008Okuma4 dk · 832 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/5266 E., 2008/6155 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Ekim 2008
Mahkemesi
TİCARET MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

832 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında, asıl ve birleşen davada, kooperatif üyeliğine dayalı borçlu olunmadığının tespiti ve ihraç kararının iptali istemlerine ilişkin davalar sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden ... vs. vekili Avukat ... ile aleyhine temyiz istenilen ... Yapı Kooperatifi vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Davacılar vekili, asıl davada müvekkilleri hakkında ayrı ayrı 1.840.383.137 TL aidat ve 32.962.471.171 TL işlemiş faiz borcu olmak üzere 34.802.854.308 TL borç için ihtarname ile talepte bulunulduğunu, oysa müvekkillerinin dava tarihi itibarıyla borçlarının bulunmadığını; birleşen davada ise asıl davanın yargılaması sırasında kooperatif yönetimi tarafından müvekkillerinin ihraçlarına karar verildiğini ileri sürerek, müvekkillerinin dava tarihi itibarıyla borçlu bulunmadıklarının tespitini ve ihraç kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, davacıların ilk ihtarnamenin düzenlendiği 29.12.2005 tarihi itibariyle ayrı ayrı 1.830,38 YTL asıl aidat borcu ve 32.082,69 YTL işlemiş faiz borcu olmak üzere toplam 33.913,07 YTL borçlarının bulunduğu, buna göre asıl davanın kısmen kabulüne, davacıların kısa kararda 69.240,82-YTL dışında borçlarının bulunmadığının tespitine şeklinde hüküm kurulduktan sonra, gerekçeli kararda hüküm fıkrasındaki miktarda maddi hata olduğu belirtilerek,

dava tarihi itibarıyla yapılan ayrı ayrı 6.050,00 YTL ödeme nedeniyle her bir davacının 28.549,34 YTL gecikme faizi borçlarının kaldığı gerekçeleriyle iki davacının dava tarihi itibarıyla toplam 57.098,68 YTL dışında borçlu olmadıklarının tespitine ve birleşen davada ise ihtarların usulüne uygun olduğu ve istenilen borç ile asıl borç arasında fahiş fark olmadığı gerekçesiyle de birleşen davanın reddine karar verilmiş; karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçelerle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemenin asıl davaya ilişkin olarak, duruşmada açıklanan kısa kararında “69.240,82 YTL dışında borçlarının bulunmadığının tespitine” şeklinde hüküm kurulduktan sonra, gerekçeli kararda hüküm fıkrasındaki miktarda maddi hata olduğu belirtilerek, davacıları “57.098,68-YTL dışında borçlu olmadıklarının tespitine” şeklinde karar verilmiştir. Oysa Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. HUMK’nun 382. ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul

./..

2008/5266-6155 Sh:2

edilmiştir. Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi, dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına duyulan güven sarsılmış olacaktır.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı belirtilmiştir. Diğer yandan, mahkeme kararında bu farklılığın maddi hata olduğu belirtilmiş ise de mahkeme karar vermekle davadan el çekmiştir. Yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hüküm temyiz edilip bozulmadıkça verilen bu karar, artık hiçbir şekilde değiştiremez.

HUMK'nın 455. maddesinde düzenlenen tavzih veya aynı yasanın 459. maddesinde düzenlenen maddi hataların düzeltilmesi yoluyla da hükmün bu şekilde değiştirilmesi söz konusu olamaz. Kaldı ki, hiçbir zaman kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki fark, anılan usul işlemleri ile giderilemez. Bu durum karşısında, infazda tereddüt yaratacak şekilde karar verilmesi ve sonrasında hükümde değişiklik yapacak şekilde maddi hata düzeltilmesi yoluna gidilmesi doğru görülmemiştir.

Birleşen, ihraç kararının iptali davası bakımından ise; ilke olarak, ihtarnamelerde yazılı borç ve faiz miktarına ilişkin olarak ihraç kararından önce menfi tespit davası açılması durumunda, bu davanın sonucu beklenmeden ortak hakkında ihraç kararı alınmaması gerekir. Eğer, menfi tespit davasının varlığına rağmen ihtarnamelerde yazılı borcu ödemediğinden bahisle üye hakkında ihraç kararı alınmışsa, alınan ihraç kararı geçersiz bulunmaktadır.

Ancak, menfi tespit davası ihraç kararının alınmasından sonra açılmışsa, bu durumda da davacıya gönderilen ihtarnamelerde yazılı borcun doğru olup olmadığı hususu, o davanın sonucunda verilecek karar ile belirleneceğinden, mahkemece anılan dava dosyasının ihraç kararının iptali davası için bekletici sorun kabul edilmesi, anılan davada verilen karar kesinleştikten sonra bu davanın karara bağlanması gerekmektedir.

Zira, ortağa bildirilen borç miktarı, gerçek borç miktarını yansıtmalıdır. Aksi halde, ortak, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 16. ve 27. maddesi hükümlerine uygun şekilde temerrüde düşürülmüş olmaz. Gerçek borcun tespiti için açılmış bir dava varken, bu sonuçlanmadan, ihtarname ile bildirilen borç miktarının gerçek borç miktarı olup olmadığı henüz ortaya çıkmamış olacağından, bu ihtarnamelerin dayanak yapılması suretiyle ihraç kararı verilemeyeceğinin kabulü gerekir.

Bu ilke ışığında, somut olaya dönüldüğünde, asıl dava olan menfi tespit davası 06.01.2006’da, ihraç iptali ise 10.04.2006’da açılmış; ihraca konu ilk ihtar davacılardan ...’ya 03.01.2006’da ve ...’ya da 4.1.2006’da tebliğ edildikten sonra 08.03.2006’da davacı ... ve 28.03.2006’da davacı ... ihraç edilmiştir.

Bu durumda, davacılar hakkındaki ihraç kararları, menfi tespit davasından sonra verilmiş olup, bu itibarla, mahkemece, asıl davanın varlığı gözetilerek, ihtarnamelerin temerrüt bakımından, incelenmesine gerek görülmeden, açıklanan bu gerekçelerle, birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, asıl davanın varlığı gözden kaçırılarak, ihtarnamelerin değerlendirilmesi sonucu, yazılı şekilde birleşen davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından,

SONUÇ / HÜKÜM

temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 550.00 YTL. vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak duruşmada kendisini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden tarafa iadesine, 14.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/5266, K. 2008/6155, 14 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/5266
Karar No
2008/6155
Tarih
14 Ekim 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/5267 K.2008/12363
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2008/5268 K.2008/6445
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2008/5268 K.2008/10178
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/5268 K.2008/11964
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2008/5269 K.2008/10185
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/5271 K.2008/12364

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.