KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/6342 E., 2009/7938 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2009
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında, kooperatif üyeliğine dayalı aidat borcunun tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin üyesi olan davalının, aidat borcunu ödemediğini, tahsili için başlatılan icra takibine de itiraz ettiğini ... sürerek, itirazın 2.517,85-YTL’lik kısım bakımından iptali ile icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, alacağın ve faizinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, genel kurul kararlarında belirlenen aidat ve faizi üzerinden yapılan hesaplamaya göre davalının kooperatife borçlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.430,00-YTL asıl alacak ve 825,00-YTL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.255,00-YTL üzerinden itirazın iptaline, % 40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve hükmün davacı vekilince temyiz edilmemiş olmasına göre, diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davaya konu icra dosyasında 822-YTL gecikme faizi olmak üzere toplam 2.252,00-YTL'nin tahsiline ilişkin talepte bulunulmuş ve itiraz üzerine itirazın iptaline ilişkin bu dava açılmış ise de; mahkemece 825-YTL gecikme faizi olmak üzere toplam 2.255,00-YTL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş olup, bu durumda HUMK'nın 74. maddesine aykırı şekilde talep aşılmıştır.
Ayrıca takip talebinde asıl alacağa aylık % 10 temerrüt faizi istenmiş, ancak mahkemece bu hususta ayrı bir hüküm kurulmamıştır. Oysa takip tarihinden sonraki yıllarda genel kurullarda gecikme faizi oranlarının değişmesi mümkün olduğundan, bu durumda fazla temerrüt faizine hükmedilmesi söz konusu olabilecektir. Bu nedenle, temerrüt faizinin % 10 oranında sabitleştirilecek şekilde hüküm kurulması da doğru değildir.
Bu itibarla, açıklanan hususlarda yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bu nedenle hükmün bozulması gerekmiş ise de; açıklanan hususların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/6342, K. 2009/7938, 17 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama