KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/9863 E., 2009/978 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2009
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 112 parsel sayılı 1840 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle davalı ... adına tesbit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı ... vekili tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında Hazine vekili, 1.10.1966 ve 6/7104 sayılı kararname ile Suriye uyruklu kişilerin mallarına el konulduğu iddiasına dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı ...’in ve müdahil Hazine’nin davasının reddine, çekişmeli 112 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ile müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen süre içerisinde davacının keşif avansının tamamını yatırmadığı bu nedenle keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesinin mahkemece verilen süreye riayet etmeyen taraf aleyhine uygulanabilmesi için ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayları, tanık, teknik bilirkişilere verilecek ücretlerle vasıta parasının ve yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul ve belirli bir süre tanınması, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişi adayları, tanıklara davetiye tebliğ edilip, arazi başında hazır olmalarının bildirilebilmesi için yine uygun bir sürenin bulunmasına azami özen gösterilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, hükme esas alınan 3.06.2008 tarihli ara kararı, tanıklara verilecek ücretler ile taraf tanıklarına ve mahalli bilirkişilere yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların, kalemler halinde gösterilmemesi nedeniyle yasaya uygun bulunmamaktadır.
Yasada öngörülen şekle uygun olmayan ara kararına dayanılarak davacının keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesi ve yapılamayacağı önceden belli olan keşif için taraflara külfet yükletilmesi isabetli değildir. Kaldı ki, 03.06.2008 tarihli ara kararında belirtilen süre içerisinde keşif avansı müdahil ...
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/9863, K. 2009/978, 24 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama