KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/2415 E., 2009/2667 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2009
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında kadastro tesbitinden ... dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Kadastro sırasında temyize konu 113 ada 10 parsel sayılı 13069,59 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... oğlu ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... ..., yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın bir bölümünün kendisine ait olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin mera olarak tespit gibi sınırlandırılmasına ve mera özel defterine kaydedilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın keşifte belirlenen niteliğine göre mera özelliği taşıdığından mera olarak sınırlandırılıp, özel siciline kaydedilmesine karar verilmiş ise de, mahkemenin kabul ve değerlendirmesi dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz, mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmediği gibi; mera olarak sınırlandırılması istemiyle Hazine veya ...
Köyü Tüzel Kişiliği tarafından açılmış bir dava veya aynı iddialarla açılmış davaya katılma da bulunmamaktadır. Mahkemece re'sen Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliğine çıkarılan tebligatlar da davaya müdahale ettikleri sonucunu doğurmaz. Kaldı ki, Hazine ile ... Köyü Tüzel Kişiliğine re'sen çıkarılan tebligatlardan sonra Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliğinin davaya yöntemince katılımları olmamıştır.
Tespit, dava ve taraflar arasındaki çekişmenin niteliği itibarıyle mahkemece resen araştırma yapılmasını gerektiren bir durum da söz konusu değildir. Hal böyle olunca, mahkemece davada taraf olanların iddia ve savunmalarıyla bağlı kalınarak, davanın reddine taşınmazın tespit gibi tesciline karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2009/2415, K. 2009/2667, 16 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama