KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/2672 E., 2009/3739 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2009
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle.
“Çekişmeli taşınmazın davacı adına tescile karar verilen ve temyize konu olan uzman bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün dere yatağı olup olmadığı ile bu bölümün niteliğini belirlemek amacıyla mahallinde yeniden keşif ve uygulama yapılması, uzman Jeolog bilirkişi ile üç kişilik ziraatçı bilirkişi kurulundan rapor alınması; yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli bölüm üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresinin sorulup saptanması; ulaşılacak sonuca göre tüm deliller değerlendirilerek bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda çekişmeli 151 ada 27 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline işlenmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ile davalı Hazine temsilcisi tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre karar verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, Hazinenin ise aşağıdaki husus dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, çekişmeli 151 ada 27 parsel sayılı taşınmaz “ham toprak” niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiş, davacı ... tarafından tespitin iptali ve çekişmeli taşınmazın adına tescili istemiyle dava açılmış; mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş olduğuna göre çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar vermek gerekirken, yazılı şekilde çekişmeli taşınmazın tespit niteliği değiştirilerek "sınırlandırılıp, özel siciline işlenmesine." şeklinde karar verilmiş olması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmekte ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2009/2672, K. 2009/3739, 28 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama