KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/3792 E., 2009/4745 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2009
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 104 ada 394 parsel sayılı 4379.59 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, üzerindeki evler sahipleri adına beyanlar hanesinde şerh verilerek, irsen ve taksimen intikal ile 20 yılı aşkın ...’in zilyetliğinde bulunduğu, her ne kadar zilyedi tarafından özel parselasyon yapılarak bir çok şahıslara satılmış ise de. İmar Kanunu'na göre taşınmazın ifraz edilerek satışının mümkün olmaması nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ...
Mandaracı, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..., yasal süresi içinde tespit maliki ...’den satış senetleri ile aldıkları ve kullandıkları kısımların adlarına tescil istemi ile ayrı ayrı dava açmışlardır.
Yargılama sırasında Hazine İmar Kanunu'na göre özel parselasyon yapılarak taşınmazın davacılara hisseli satışının mümkün olmadığından ve davalının da zilyetliğini devrederek ilgisi kalmadığından taşınmazın Hazine adına tescili gerektiği iddiasına dayanarak davaya katılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacıların davasının reddine, müdahil Hazinenin davasının kabulü ile çekişme konusu 104 ada 394 sayılı parselin aynı vasıf ve yüzölçümü ile müdahil Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, tüm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, tespit maliki ... tarafından özel parselasyon yapılarak taşınmazın davacılara satıldığı, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18/son maddesine göre bu şekilde yapılan satışın yasal olmadığı, ilk malik ...’in de satışlar nedeni ile zilyetliğini devam ettirmediği ve taşınmaz ile ilgisinin kalmadığı kabul edilmek suretiyle taşınmazın müdahil davacı Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de. Mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Keşif, uygulama, dosyaya ibraz edilen raporlar ve diğer toplanan delillere göre çekişmeli parselin tespit maliki ...’in tarla olarak 20 yılı aşkın zilyetliğinde iken taşınmazını parselleyerek dava dosyasında bulunan satış senetleri ile 21 parçaya böldüğü ve davacılara metrekare belirterek ve belirlenen metrekare üzerinden pay olarak sattığı, davacıların satın aldıkları kısımların etrafını çevirdikleri, arsa niteliği ile ya da ev yapmak suretiyle kullanıldıkları ve taşınmazın bu şekilde Söğütlüpınar Köyünde tespit gördüğü anlaşılmaktadır.
Dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu yerlerden olduğu ve davacılar yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği dosya kapsamı ile sabittir.
Kadastro Kanununda değişiklik yapılmasına dair 22.2.2005 tarihli 5304 sayılı Kanun'un 5.maddesi ile ayırmayı gerektiren taksimlerde ayırma tarihindeki imar mevzuatının dikkate alınacağına dair 3402 sayılı Yasa'nın 15/sonu fıkrası değiştirilerek Kadastrodan önce hissedarlar veya mirasçılar arasında ayırma veya birleştirme suretiyle taksime konu edilmiş ve sınırları doğal veya yapay işaret ya da tesislerle belirlenmiş taşınmaz malların imar planı bulunmayan yerlerde zeminde fiilen oluşmuş sınırlara göre tespit edileceği hükmü getirilmiştir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2009/3792, K. 2009/4745, 29 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama