KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/4779 E., 2009/6418 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2009
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 102 ada 75, 103, 119, 156, 160, 126 ada 41, 128 ada 48, 132 ada 44, 134 ada 7 ve 135 ada 2 parsel sayılı 2.456,31, 954,31, 1.571,06, 1.252,58, 1.670,88, 1.988,21, 202,70, 2.424,69, 611,71 ve 949.61 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın 3402 sayılı Yasa'nın 36. maddesi uyarınca reddine ve çekişmeli parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesinin mahkemece verilen süreye riayet etmeyen davacı taraf aleyhine uygulanabilmesi için öncelikle ispat külfetinin davacı tarafa ait olması gerekir.
Davacı dava dilekçesinde taşınmazların babası İsmail'e ait olduğunu ve babasının tasarrufunda iken ölümü ile taşınmazları kendisinin ve davalı kardeşi ...'in kullandığını buna rağmen taşınmazların ... adına tespit edildiğini belirterek tespitlerin iptali ile taşınmazların davalı ve kendisi adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Duruşma sırasında ise çekişmeli taşınmazların davalı ..., mirasçısız ölen kardeşleri ... ve kendisi tarafından satın aldığını, diğer kardeşlerinin hakları olmadığını belirtmiştir. Davalı ise taşınmazların babasından kaldığını, diğer kardeşleri de davaya dahil edilirse haklarını vermeye razı olduğunu beyan etmiştir.
Bu durumda, mahkemece öncelikle taraflardan iddia ve savunmaları sorularak kuşkuya yer bırakmayacak biçimde açıklattırılmalı, bundan sonra ispat külfetinin kimde olduğu saptanarak ispat külfeti kendisine ait olan tarafa keşif bedelini yatırması için kesin önel verilmelidir.
Kaldı ki 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesinin süreye riayet etmeyen taraf aleyhine uygulanabilmesi için keşif masrafının yatırılacağı son gün ile keşif tarihi arasındaki sürenin bilirkişi adayı ve tanıklara çıkarılacak davetiyeler için yeterli olması gerekmektedir. Somut olayda keşif masrafının yatırılacağı son gün ile keşif tarihi arasında kalan "14" günlük süre bilirkişi adayı ve tanıklara çıkarılacak davetiyelerin tebliği için yeterli bulunmamaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2009/4779, K. 2009/6418, 12 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama