KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/5385 E., 2009/7532 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2009
- Mahkemesi
- ASLİYE CEZA MAHKEMESİ
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanıklardan ...’nın beraatine, ...’nın İİK’nun 331, 52.maddeleri gereği 6 ... hapis ve 100.00TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili ve sanık ... vekili tarafından temyiz edildiğinden,Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Müşteki vekili şikayet dilekçesiyle, asıl borçlu ... ... Madencilik San.Tic.Ltd.Şti hakkında 5.3.2006 tarihinde Orhangazi İcra Müdürlüğünün 2006/823 esas sayılı dosyası ile takibe başladıklarını, ancak alacaklarını tahsil edemediklerini, borçluların alacaklıyı zarara uğratmak kastiyle 13.6.2006 tarihinde şirketin hisselerini ...' ya devrettiklerini, ...’nın da borcu ödememek için işyerini kendi adına işletmeye devam ettiğini sanıkların İİK’nun 331.maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesini talep etmiştir.
Sanıklara isnat edilen suç, İİK’nun 331.maddesinde, "Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlendiği dikkate alındığında,
Vergi Dairesi Başkanlığı ve Ticaret Sicil Memurluğuna yazılan yazılara verilen cevaplardan borçlu şirket ... arasında herhangi bir hisse devri yapılmadığı gibi, sanık ...’nın borçlu şirket yetkilisi olmadığı, ancak, farklı adreste kendi adına ticari faaliyette bulunduğu, sanığın farklı adreste kendi adına ticaret yapması, alacaklının alacağını alamaması veya hacizde şirketin ticari faaliyetinin bulunmadığının anlaşılması nedeniyle alacaklının alacağını alamaması isnat edilen suçun oluşumunda etkili değildir.
Suçun gerçekleşmesi için sanıkların alacaklılarını zarara uğratma kastiyle hareket etmeleri gerekmektedir. Sanıkların hangi faaliyetleri ile alacaklıları zarara uğrattıkları ispatlanamamıştır. Tüm bu hususlar göz önüne alındığında Yargıtay C.Başsavcılığının görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2009/5385, K. 2009/7532, 9 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama