KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/678 E., 2010/2731 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2010
Karar Metni
640 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 181 ada 4 parsel sayılı 2.686,78 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ile 181 ada 5 parsel sayılı 8.089,82 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar hali arazi, 143 ada 61 parsel sayılı 28.643,23 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise ham toprak niteliğinde olmaları nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde tapu kayıtlarına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının çekişmeli 143 ada 61 parsel sayılı taşınmaza yönelik yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan 143 ada 61 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Davacının 181 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının nizalı taşınmazları kapsamadığı ve davacının çekişmeli taşınmazlar üzerinde iktisabı sağlar zilyetliğinin bulunmadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır.
Kadastro sırasında davalı taşınmazlara komşu 181 ada 3 parsel sayılı taşınmaz Nisan 1979 tarih 7 sıra numaralı tapu kaydı nedeniyle davacı adına tespit edilmiş; davacı, dava dilekçesinde Nisan 1979 tarih 8 sıra numaralı tapu kaydına dayanmış; keşif sırasında da Nisan 1979 tarih 6 sıra numaralı tapu kaydının sınırlarından sözetmiştir.
Mahkemece, dayanılan tapu kayıtları tüm tesis ve tedavülleri ilebirlikte getirtilmediği gibi, yapılan keşifte sadece 8 sıra numaralı tapu kaydından sözedilmiş, dinlenen yerel bilirkişiden tapu kayıtlarında yazılı sınırlar konusunuda tek tek ve ayrıntılı bilgi alınmamış, bilinemeyen sınırlar yönünden davacıya tanıkla kanıtlama imkanı tanınmamış, yerel bilirkişinin 8 sıra numaralı tapu kaydının kapsamına dair soyut içerikli beyanı ile yetinilmiş, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetlik konusunda somut olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmamıştır.
Yetersiz inceleme ve araştırmayla hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşabilmek için öncelikle davacı tarafın tutunduğu Nisan 1979 tarih 6, 7 ve 8 sıra numaralı tapu kayıtları ilk tesisinden itibaren bütün tedavülleri ve varsa haritaları ile birlikte getirtilmeli, kadastro sırasında revizyon görüp görmedikleri araştırılmalı, revizyon görmüşler ise ilgili kadastro tutanak örnekleri dosya arasına konulmalıdır.
Bundan sonra, mahallinde üç kişilik, yaşlı ve yöreyi iyi bilen yerel bilirkişi kurulu, uzman ziraatçi bilirkişi, fen bilirkişisi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarının katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, yapılacak keşifte
davacı tarafın tutunduğu Nisan 1979 tarih 6, 7 ve 8 sıra numaralı tapu kayıtları yöntemine uygun şekilde uygulanmalı, yerel bilirkişilerden tapu kayıtlarında yazılı mevki ve sınırlar hususunda tek tek ve ayrıntılı bilgi alınmalı, bilinemeyen sınırlar yönünden davacı tarafa tanıkla kanıtlama olanağı tanınmalı, sözü edilen tapu kayıtlarının birbirine sınır olup olmadığı, Şeteri Yolunun çekişmeli taşınmazların doğusundan geçen yol olup olmadığı araştırılmalı, tapu kayıtlarının gayrısabit hudutlu oldukları ve kapsamlarının yüzölçümleri ile sınırlı bulunduğu,
181 ada 2 parsel sayılı taşınmazın belgesiz zilyetlik nedeniyle davacı adına tesbit ve tescil edildiği dikkate alınmalı, bilirkişi ve tanıklarca gösterilecek sınırlar fen bilirkişisine harita üzerinde işaretlettirilerek keşfi izlemeye sağlar ve tapu kayıtlarının miktarına göre kapsamını gösterir nitelikte rapor ve harita tanzim etmesi istenilmeli, taşınmazların kısmen ya da tamamen dayanılan tapu kayıtlarının kapsamları dışında kalmaları halinde yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın tamamı ya da bir bölümü üzerinde ekonomik amaca uygun nitelikte sürdürülen zilyetliğin bulunup bulunmadığı,
zilyetlik varsa, kimin ne zaman kullanmaya başladığı, kimden kime nasıl intikal ettiği, hangi süredir ve ne şekilde zilyet edildiği hususları olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı, uzman ziraatçi bilirkişisinden çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, halihazır durumu, toprak ve bitki örtüsü ile taşınmazın niteliği hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2009/678, K. 2010/2731, 6 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama