İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 16. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2009/7506 K.2010/5496

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Esas2009/7506Karar2010/5496Tarih27 Eylül 2010Okuma8 dk · 1.565 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/7506 E., 2010/5496 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Eylül 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.565 kelime·8 dk okuma

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Yargıtay bozma ilamlarında özetle; "... ... tarafından 22.9.1976 tarihinde ... ... ve arkadaşları aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan el atmanın önlenmesi davası sonunda verilen hükmün 8.Hukuk Dairesince bozulduğu; ancak, bozma kararı tebliğ edilmediğinden el atmanın önlenmesi davasının görülmekte olan dava olarak kabulü gerektiği, derdest olan dava nedeniyle malik haneleri boş bırakılması gerekirken doldurulmuş olmasının hukukça değer taşımayacağı, dava kapsamına giren ...

Çayırı mevkiindeki tüm parsellere ait davaların birleştirilerek görülmesi gerektiği, bu nedenle önce Asliye Hukuk Mahkemesinin dava dosyasının taraflara tebliğ edilmesi ve dosyanın Kadastro Mahkemesine aktarılmasının sağlanması, tutanaklar ile dava dosyasının birleştirilerek askı ilanlarının yaptırılması gerekirken derdest davanın dikkate alınmamasının doğru bulunmadığı, gerek Asliye Hukuk Mahkemesi gerekse bu dosyanın kapsamına giren taşınmazların öncesinin ... ...'ya ait olduğunun anlaşıldığı, uyuşmazlığın kök miras bırakan ... ...'nın hayatta iken taşınmazlarını mirasçıları arasında paylaştırıp paylaştırmadığı,

bir kısım taşınmazların paylaştırma dışında bırakılıp bırakılmadığı veya öldükten sonra mirasçıları arasında terekenin paylaşılıp paylaşılmadığı konusunda bulunduğu, ... ... mirasçıları tarafından 14.8.1956 tarihinde ...

Asliye Hukuk Mahkemesinin 1956/47 esasında açılan davada uyuşmazlığın esastan çözümlenmediği; ancak, dava dilekçesinde ... ... mirasçılarının terekenin paylaşılmadığını belirterek adlarına paylı olarak tescil istediklerinden davacıların bu beyanlarının dava dilekçesindeki taşınmazlar yönünden kendilerini bağlayacağı, ... ...'nın ölüm günü dikkate alındığında adına vergi kaydının oluşturulmasının mümkün bulunmadığı,

genel arazi yazımında ... mirasçısı olan davalıların murisleri adına vergi kaydı oluşturulmasının taşınmazın onun olduğu anlamına gelmeyeceği, ... ... mirasçısı davacılar ... ... ve arkadaşları adına tespit ve tescil edilmiş taşınmaz bulunmadığı, bu nedenlerle, yukarıda belirtilen şekilde işlem yapıldıktan sonra, ... terekesine dahil tüm taşınmazların tutanak örneği ve dayanağı kayıtların getirtilmesi, davalı olup olmadıklarına bakılması, davalı olduklarının anlaşılması halinde ... terekesine dahil tüm taşınmazlarla ilgili davaların birleştirilmesi, tarafların dayanağını oluşturan vergi kayıtlarının getirtilmesi,

kayıtların kadastro sırasında revizyon görüp görmediklerinin araştırılması, vergi kayıtlarının yerel bilirkişi kurulu vasıtası ile mahallinde uygulanması ve sınırlarının niteliğine göre kayıtların kapsamının belirlenmesi,

... ... mirasçıları arasında taksim yapılıp yapılmadığı, davacı tarafın ... terekesinden payları karşılığında hangi taşınmazları aldıkları, taşınmaz karşılığı menkul ya da para alıp almadıkları, taksim yapılmış olsa bile adlarına paylı olarak tescil edilmiş olmakla mirasçıların taksimi iradi olarak bozdukları göz önünde tutularak, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kime ait olduğu, kimden kime kaldığı konusunda yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinden ayrıntılı bilgi alınması, 3402 sayılı Yasa'nın 14 ve 30/2. maddesince gerçek hak sahibi araştırılarak adlarına tescil kararı verilmesi" gereğine değinerek bozulmuştur.

Mahkemece bozma kararlarına uyularak ve Asliye Hukuk Mahkemesi ile Kadastro Mahkemesine açılan tüm davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda çekişme konusu 133 ada 6 sayılı parselin ... ..., 133 ada 7 sayılı parselin ... ..., 133 ada 8 sayılı parselin ... ..., 125 ada 15 sayılı parselin ... ... adına tesciline, 138 ada 1 ve 2 sayılı parsellerin mera vasfı ile mera özel siciline tesciline, 122 ada 4, 5, 6, 7; 123 ada 14, 15, 23, 24, 18, 16, 28; 125 ada 14, 19, 12, 1, 2, 5, 6, 10, 11; 127 ada 1, 2; 128 ada 1; 129 ada 1; 130 ada 1, 2, 3, 4; 131 ada 1, 132 ada 1; 133 ada 1, 2, 3, 4, 5, 9, 13, 14, 15, 16; 135 ada 3; 136 ada 1, 2;

137 ada 1, 2, 3, 4, 5; 138 ada 4 sayılı parsellerin ... ... (...) mirasçıları adına veraset ilamındaki payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm davalılar ... ..., ... ..., ... ... ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Hükmü temyiz eden ... ...'a kararın 22.9.2006 tarihinde tebliğ edildiği, hükmü 08.12.2006 tarihinde temyiz ettiği; ... ...'a 27.9.2006 tarihinde tebliğ edildiği hükmü 03.04.2007 tarihinde temyiz ettiği; ... ...'a kararın 10.10.2006 tarihinde tebliğ edildiği, hükmü 03.04.2007 tarihinde temyiz ettiği; böylece, temyiz edenler yönünden 15 günlük temyiz süresi geçtiği gibi ... ...'ın 02.11.2007, ... ...'ın 2.11.2007, 13.5.2009, ... ...'ın 17.1.2008 tarihli, imzalı dilekçeleri ile temyiz taleplerinden feragat ettikleri anlaşılmakla temyiz istemlerinin süre ve feragat nedeniyle REDDİNE,

2- Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan 138 ada 1 ve 2 sayılı parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA,

3- 123 ada 16, 130 ada 3, 136 ada 2 ve 138 ada 4 sayılı parsellere yönelik Hazinenin temyiz itirazlarına gelince. Mahkemece taşınmazların ... ... (...) mirasçılarının zilyetliğinde bulunduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. 136 ada 2 sayılı parselin tespit tutanağında taşınmaz 1937 tarih 3 tahrir numaralı vergi kaydının kapsamında ise de, ...

Karayolu geçerken 1985 yılında kamulaştırılarak Karayollarının zilyetliğinde bulunduğu belirtilip ham toprak niteliğince tespiti yapıldığı halde, kamulaştırma evrakları getirtilerek yerine uygulanmamış, taşınmazın niteliği hususunda ziraai bilirkişiden rapor alınmamış, zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmamıştır. Çekişme konusu 138 ada 4 sayılı parsel kadastro tespitinde ham toprak niteliği ile tespit edilmiştir.

Taşınmaz hakkında birleştirme kararından önce Mahkemenin 1990/46 Esas sayılı dosyasında yapılan keşifte yerel bilirkişiler taşınmazdan geçen sulama arkının doğu kısmının kullanılmadığından söz etmişler, keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ziraat bilirkişisinin 25.7.1994 tarihli raporunda ise taşınmazın çayır alanına dönüştürülmek istenildiği, ziraat yapılmadığı, işlenmediği, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirtildiği halde bozma ilamından sonra yapılan keşifte bu parsel üzerinde keşif yapılmamış, teknik bilirkişilerden rapor alınmamıştır.

130 ada 3 sayılı parsele ise kadastro tespitinde bir

çok parselle birlikte 1937 tarih ve 3 tahrir numaralı vergi kaydı uygulanmış, davacı ... ... taşınmazın mera olduğu iddiası ile dava açmıştır. Önceki hüküm ile taşınmazın tamamen tepe niteliğinde olduğu kabul edilerek mera niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmiştir.

Tespitte uygulanan 1937 tarih 3 tahrir numaralı vergi kaydının uygulanmasına göre sınırları itibariyle 138 ada 1 ila 4; 136 ada 1, 2, 3; 130 ada 1 ila 4; 127 ada 1, 2; 128 ada 1; 129 ada 1; 131 ada 1; 132 ada 1; 133 ada 1 ila 16 sayılı parselleri kapsadığı teknik bilirkişi raporunda belirtilmiştir. Bu parsellerden bir kısmının söz konusu ilam ile hükmen ... ... (...) mirasçıları adlarına tesçillerine karar verilmiştir.

Mahkemece taşınmazın niteliği hususunda ziraatçi bilirkişiden rapor alınmamış, zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmamış, taşınmazın tespitte uygulanan vergi kaydının kapsamında olup olmadığı araştırılmamış, kaydın değişebilir sınırlı olması nedeniyle aynı kaydın uygulandığı ve temyiz konusu hüküm ile kesinleşen diğer parseller nazara alınarak murisin terekesi iştirak halinde olup tespit tarihine göre 100 dönüm taşınmazın mirasçılarca zilyetlikten edinebileceği düşünülmemiştir.

Çekişme konusu 123 ada 16 sayılı parsele gelince; taşınmaza tespitte 14.3.1970 tarih 1 ve hisseyi tamamlayan 25.5.1970 tarih 1 sıra numaralı tapu kayıtları ve 1937 tarih 45 tahrir numaralı vergi kaydı uygulanmıştır.

Aynı tapu kaydı 123 ada 1, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 16, 19, 29 sayılı parsellere de uygulanmış, 123 da 4, 9, 10, 11 ve 13 sayılı parseller hakkında şahıslar arasında görülen dava sonunda tapu kayıtlarına dayanılarak verilen hüküm Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir.

Hazine 123 ada 16 sayılı parsel hakkında taşınmaza kadastro tespitinde uygulanan tapu kaydının değişebilir sınırlı olduğu ve miktar fazlasının Hazineye ait olduğu iddiası ile davaya katılmıştır.

Mahkemece yapılan keşifte yerel bilirkişilerin tespitte uygulanan tapu ve vergi kayıtlarının taşınmaza uymadığı yönündeki beyanları soyut nitelikte olup, tapu ve vergi kaydı zemine tam olarak uygulanarak kapsamları tayin edilmemiş ayrıca zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği tam olarak araştırılmamıştır.

Mahkemenin kabulüne göre de 123 ada 16 sayılı parsel 172325 metrekare yüzölçümü ile 100 dönümü aştığı halde tamamının zilyetlikten ... ... (...) mirasçılarına verilmesinde de isabet bulunmamaktadır.

Hükmüne uyulan bozma ilamında 3402 sayılı Yasa'nın 30.maddesi gereğince re'sen gerçek malik araştırılarak adlarına tescil kararı verilmesi gerektiği belirlendiği halde, gerçek hak sahibi tam olarak araştırılmadan karar verilmiştir.

Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle taraflara çekişmeli her parselde dayandıkları kayıtlar tek tek açıklattırılarak 136 ada 2 sayılı parselde Karayolları Genel Müdürlüğünce yapılan Kamulaştırmaya dair tüm kamulaştırma belgeleri ile haritası, 25.5.1970 tarih 1 sıra numaralı 61 hektar yüzölçümlü tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte ve tarafların dayandıkları kayıtlar ile söz konusu kayıtların kadastro tespitinde revizyon gördükleri tüm parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri,

taşınmazları ve aynı kaydın uygulandığı parselleri dıştan çevreleyen komşu parsellerin kadastro tespit tutanakları ile dayandığı kayıtlar getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra taşınmazlar başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan ziraat bilirkişi kurulu ve fen bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalıdır.

Yapılacak keşifte kamulaştırma haritası, tespitte uygulanan tapu kayıtları ve vergi kayıtları ile tarafların dayandığı vergi kayıtları hudutları yerel bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, yerel bilirkişilerce

gösterilemeyen hudutların belirlenmesi için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların göstereceği hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, zeminde yerel bilirkişilerce tek tek gösterilmek suretiyle uygulanıp kapsamları kesin olarak belirlenmeli, teknik bilirkişiye kamulaştırma haritasının ve dayanılan kayıtların kapsamını belirtir ve taşınmazların bu kapsama göre konumu gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, yerel bilirkişiler, tanıklar ve tespit bilirkişilerinden taşınmazların öncesinin ne olduğu,

kim tarafından ne zamandan beri, ne suretle kullanıldıkları, kullanımın ekonomik amaca uygun olup olmadığı, öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı husuları etraflıca sorularak maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, ziraat bilirkişi kurulundan dosyada bulunan önceki ziraat bilirkişi raporlarındaki bulgular da değerlendirilerek taşınmazların toprak yapısı ve niteliği, kamu orta malı niteliğindeki yerlerden olup olmadığı hususlarında bilimsel verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, Karayolları kamulaştırma haritası kapsamında kalan taşınmaz ya da bölümleri Karayolları Genel Müdürlüğü adına tesçil edilmeli,

tespitte uygulanan kayıtların kapsamı belirlenirken aynı kaydın uygulandığı ve kesinleşen parseller de nazara alınmalı, dayanılan kayıtların gayri sabit hudutlu olması halinde kapsamının miktarına göre tayin edilmesi gerektiği düşünülmeli, taşınmazların dayanılan kayıtların kapsamı dışında kalması ya da kayıtların uymaması halinde bir kimsenin aynı çalışma alanında belgesiz zilyetlikten kuru toprakta 100, sulu toprakta 40 dönüm kazanabileceği gözönünde bulundurulmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2009/7506, K. 2010/5496, 27 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/7506
Karar No
2010/5496
Tarih
27 Eylül 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2009/7507 K.2010/4752
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2009/7508 K.2010/4755
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2009/7509 K.2010/4765
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2009/7510 K.2010/4778
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2009/7510 K.2010/11643
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2009/7511 K.2010/4771

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.