KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/754 E., 2010/2732 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2010
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Temyiz istemine konu çekişmeli 137 ada 52 parsel sayılı taşınmaza ilişkin Yargıtay bozma ilamında özetle; "davacı tarafın tutunduğu vergi kaydının tesis edildiği 1958 yılı ile Hazine adına tapu kaydının oluştuğu tarih arasında 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmaması nedeniyle kayıt miktar fazlasının zilyetlik yoluyla iktisap edilemeyeceği açıklanarak vergi kaydının kapsamının miktarına göre belirlenmesi, arkeolog ve fen bilirkişilerinden sit alanı kapsamı ile uygulanan kayıtlarının kapsamını belirtir ve keşfi izlemeye olanak sağlar şekilde gerekçeli rapor ve kroki alınması,
taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile işaretlenen bölümünün kayıt kapsamında kalması halinde, bu bölüme ilişkin talepten feragat edildiği göz önüne alınarak Hazine adına tesciline karar verilmesi ve bu bölümün miktarının tescili gereken vergi kaydı miktarından düşülmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda çekişmeli parselin hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen 53.641,42 metrekare yüzölçümündeki bölümünün davacılar adına, geriye kalan (A) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerinin ise Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Dairemizin 20.06.2008 tarih 2008/ 5225-4528 tarihli ilamının çekişmeli 137 ada 52 parsel sayılı taşınmaza ilişkin bozma hükmüne uyulduktan sonra davacı tarafın 18.11.2008 tarihli duruşmada yer alan ve vergi kaydı miktar fazlasına ilişkin taleplerinden vazgeçtikleri yönündeki beyanları karşısında yeniden keşif yapmaya gerek görülmemiş ve fen bilirkişisinden ek rapor alınmak suretiyle hüküm tesis edilmiş ise de yapılan inceleme hüküm kurmak için yeterli değildir.
Bozma ilamında işaret edildiği halde sit alanı yönünden herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşmakta olup mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı gerekleri eksiksiz olarak yerine getirilmelidir.
Bu nedenle, öncelikle ilgili Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'na yazı yazılmak suretiyle yöreyle ilgili alınmış sit alanı kararı bulunup bulunmadığı belirlenmeli, varsa buna ilişkin haritalar getirtilerek, arkeolojik sit alanı bulunması halinde keşifte bir arkeolog bilirkişi de hazır bulundurulmak suretiyle haritalar uzman fen bilirkişisi eliyle zemine uygulanmalı, taşınmazın (A) harfiyle gösterilen bölümü dışında kalan bölümlerinin de kısmen ya da tamamen sit alanı içinde kalması halinde 2863 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca sit alanının niteliğine göre değerlendirme yapılmalı,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2009/754, K. 2010/2732, 6 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama