KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/9122 E., 2010/1098 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 236 ada 124 ve 128 parsel sayılı 22.093,70 ve 1116,98 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar,... Tarihi Sit Alanı içerisinde kaldığı ve zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçesi ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile davacı adına tescillerine,... Tarihi Sit Alanı içinde kaldığının tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak 3402 sayılı Yasa'nın 31/son maddesine göre "Avukat veya dava vekili ile takip olunan davalarda vekalet ücreti; davanın önemi, vekilin sarf ettiği emek, tarafların davada iyi niyetle hareket edip etmediği, hak ve eşitlik kuralları gözönünde tutularak maktuen tayin ve takdir olunur.
Şu kadar ki takdir olunacak vekalet ücretinin miktarı keşif yapılmışsa, taşınmaz malın değerine göre avukatlık ücret tarifesinin tayin ettiği nispi vekalet ücreti sınırlarının üstünde olamaz." Keşif yapılmayan durumlarda davanın önemi ile aynı kanunun 36/2.maddesi uyarınca "ilgili taşınmaz mala ait son beyan dönemi emlak vergisi değeri" göz önünde bulundurulmalıdır. Hal böyle olunca.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2009/9122, K. 2010/1098, 18 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama