KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/2242 E., 2010/2718 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 102 ada 25, 26, 27, 28 ve 29 parsel sayılı 5227.96, 10345.61, 10345.96, 10345.84 ve 54670.08 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen ve taksimen intikal, satın alma, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 102 ada 25 sayılı parsel davalı ..., 102 ada 26 sayılı parsel davalı ..., 102 ada 27 sayılı parsel davalı ..., 102 ada 28 sayılı parsel davalı ..., 102 ada 29 sayılı parsel ise davalı ... adlarına tespit edilmiştir.
Davacılar ... .... ve ....., yasal süresi içinde tapu malikinden intikal eden taşınmazların tüm mirasçıların katılımı ile yapılan taksim neticesinde kendilerine intikal ettiği, davalıların fuzuli işgalci oldukları iddiasına dayanarak dava açmışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda 3402 sayılı Yasa'nın 36/1. maddesi gereğince davanın reddine ve çekişme konusu 102 ada 25, 26, 27, 28 ve 29 sayılı parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ......vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın keşif avansını yatırmadığı, bu nedenle keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı ve mevcut dellilere göre de davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesinin ispat külfeti kendisine düşen taraf aleyhine uygulanabilmesi için öncelikle dosya tamamlandıktan sonra tayin edilecek keşif günü ile ilgili ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayları, taraf tanıkları, uzman bilirkişilere verilecek ücretlerle, vasıta parası ve yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul bir süre tanınmalı, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişi adayları,
taraf tanıkları ve uzman bilirkişilere çıkarılacak davetiye için yine uygun bir sürenin bulunmasına azami özen gösterilmeli, bu süre tayin edilirken Tebligat Tüzüğü'nün 12. maddesi hükmü göz ardı edilmemelidir.
Mahkemece 26.5.2009 tarihli oturumda giderlerle ilgili bölümde mahkeme heyeti için yapılacak ödemeler kalemler halinde gösterilmemiş, yerel bilirkişi adayları, tespit bilirkişileri ve davacı vekilinin 1.12.2006 tarihli dilekçede ismini bildirdiği tanıkları için ücret takdir edilmemiş ve adlarına çıkartılacak davetiyeler için gerekli giderler belirlenmemiştir.
Mahkemece davacı tarafa tespit bilirkişileri, yerel bilirkişi adayları ve tanıklar adlarına çıkartılacak davetiyeler için gerekli giderleri belirleyip yatırılması için makul süre verilmeden bu ara kararına dayanılarak keşif delilinden vazgeçilmiş sayılmasına karar verilemez. Bu durumda, yerel bilirkişi ve tanıkların keşif mahallinde hazır bulunmamaları nedeniyle yapılamayacağı önceden belli olan keşif için taraflara külfet yükletilmesinde isabet bulunmamaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/2242, K. 2010/2718, 5 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama