KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/2507 E., 2010/7060 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2010
Karar Metni
498 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 154 ada 49 parsel sayılı 15025.49 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, emlak kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... kızı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., yasal süresi içinde irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. ... vekili tarafından 04.11.2004 tarihli dilekçe ile ... aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan 27.09.1982 tarihli zilyetliğin devri senedine dayalı zilyetliğin tespiti ve zilyetliğe vaki sataşmanın önlenmesi davası önce 29.12.2006 tarihli görevsizlik kararı ile Asliye Hukuk Mahkemesine, sonra 17.06.2008 tarihli görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine devredilmiş ve 24.10.2008 tarihli birleştirme kararı ile işbu dava dosyası ile birleştirilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı ...'un davasının reddine, davacı ...'un davasının kabulüne, çekişmeli 154 ada 49 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ... adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, varsa tarafların uyuşmazlığın çözümü için bildirecekleri diğer tüm deliller dosya içine getirtildikten sonra, yerel bilirkişiler, taraf ve senet tanıkları ile tespit tutanağı bilirkişileri hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak keşifte öncelikle ...'tan kardeşi ...'a sattığını kabul ettiği ve etmediği Tosbağalık mevkiindeki her iki taşınmazı da göstermesi istenmeli ve keşfe katılacak uzman fen bilirkişisine bu taşınmazlar işaret ettirilmelidir.
Bundan sonra yerel bilirkişiler, taraf ve senet tanıkları ile tespit tutanağı bilirkişilerinden çekişmeli taşınmaz ile ...'un göstereceği taşınmazın öncelerinin kime ait olduğu, kim tarafından hangi sınırlarla ve ne şekilde kullanıldığı, ortak miras bırakanın mirasçıları arasında paylaşmaya ve ifraza konu olup olmadığı, olmuşsa nasıl paylaşmaya ve ifraza konu olduğu; mirasçılar arasında pay satışlarının olup olmadığı, olmuşsa kimler arasında ve ne şekilde olduğu;
...'un kabul ettiği ve kabul etmediği 27.09.1982 tarihli senetlerde "babamdan intikal eden bütün tarlalarımla" demekle bu yerlerin öncesinin ortak miras bırakan ...'e mi yoksa başka birine mi ait olduğu, komşu taşınmazlarla bir bütünden bölünüp bölünmedikleri, bir bütünden bölünmüşlerse diğer parçaların akibetlerinin ne olduğu; aynı tarihli birden fazla senet düzenlenmesinin nedeninin ne olduğu, bu taşınmazlara 27.09.1982 tarihinden sonra kimlerin
zilyet olduğu ve bu zilyetliğe herhangi bir itiraz veya müdahalenin olup olmadığı gibi hususlar tek tek ve olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalıdır. Yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerin sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinden yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmelidir. Yerel bilirkişi ve tanık sözleri dosya içine getirtilecek komşu veya ilgili parsellerin tutanak örnekleri ve dayanaklarını oluşturan kayıtlarla denetlenmelidir.
Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilecek ...'un satışını yaptığını kabul ettiği ve etmediği yerlerin nereler olduğu kesin olarak belirlenmeli, çekişmeli taşınmaz dışında gösterilecek yerin kadastro tutanağı örneği ile komşu taşınmazlarının kadastro tutanağı örnekleri ve dayanaklarını oluşturan kayıtlar dosya içine getirtilmeli ve çekişmeli taşınmazın ...'un kabul ettiği satışa konu yer olup olmadığı ve her halde kimin yararına edinme koşullarının oluştuğu tespit edilmelidir. ... ve ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/2507, K. 2010/7060, 2 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama