KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/2614 E., 2010/7329 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2010
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 161 ada 7 parsel sayılı 31851.98 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Toprak Tevzi Komisyonunca mera olarak sınırlandırılması ve mera olarak kullanılması nedeniyle mera niteliğiyle orta malı olarak tespit edilmiştir.
Davacı ..., yasal süresi içinde tapu kaydına dayanarak 24300 metrekare tapu miktarının 18945 metrekarelik bölümünün 161 ada 6 sayılı parselde adına, kalan bölümünün ise çekişmeli mera parseli içinde tespit edildiği iddiasına dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 5354.21 metrekarelik bölümün çekişme konusu 161 ada 7 sayılı parselden ifrazı ile davacı ... adına tapuya tesçiline, kalan 26497.77 metrekarelik bölümünün mera niteliğiyle sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacının dayandığı tapu kaydı kapsamında kaldığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Davacının dayandığı 21.10.2002 tarih ve 1516 sıra numaralı toprak tevzinin 1489 parseline ilişkin tapu kaydı kadastro tespiti sırasında bitişikteki 161 ada 7 sayılı parsele 18945.79 metrekare olarak uygulanmıştır.
Tapu kaydı miktarı 24300 metrekare olup, 5354.21 metrekare eksik olarak davacı adına tespit edilmiştir. Her ne kadar Mahkemece bu eksiklik taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünden tamamlanarak (A) bölümünün davacı adına tesciline karar verilmiş ise de; davacının tapusu ile tesisinde 2.4.1965 tarihli tapu ile 4753 sayılı Yasa ile Hazine adına kayıtlı iken tedavüllerinde 4753 ve 5618 sayılı Yasa ile davacı adına tescil edilmiştir.
Çekişmeli parsel ise toprak tevzi komisyonunca 1490 parsel altında davacıya ait 1489 parselin batısında mera olarak belirtilmiştir. Tapu kaydının dayanağı 1489 ve çekişmeli taşınmaza ait 1490 parsellere ait belirtmelik haritasının bulunduğu anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Yasa'nın 20/A maddesi uyarınca haritası bulunan tapu kayıtlarının kapsamının haritasına göre belirlenmesi zorunludur.
Mahkemece tapu kaydının dayanağı harita zemine çakıştırılmak suretiyle uygulanmamış, tapu kaydının kapsamı haritasına göre tespit edilmemiştir. Belirtmelik haritasında 1490 parsel ile 1489 parsel arasındaki sınır daha düz bir hat halinde inmesine rağmen çekişmeli taşınmazda (A) harfiyle gösterilen bölüm davacı parseline katılarak çıkıntı yaratılmıştır. Davacının tapu kaydının dayanağı haritası ile fenni bilirkişi haritasındaki tapu sınırının birbirine uymadığı anlaşılmaktadır.
Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmaz başında keşif yapılarak davacının dayanağı tapu kaydının haritası yerel bilirkişiler yardımı teknik bilirkişiler aracılığı ile mahalline yöntemince uygulanıp kapsamı haritasına göre kesin olarak belirlenmeli, fenni bilirkişiden uygulanan kayıtların kapsamını ve keşfi takibe imkan verir ayrıntılı rapor alınmalı, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/2614, K. 2010/7329, 13 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama