KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/2615 E., 2010/7330 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2010
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 10 parsel sayılı 7469.93 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen ve taksimen intikal ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazın mera olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 101 ada 10 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın 1934 yılında 2510 sayılı Yasa ile yapılan çalışmalar sonucu davalının dedesi adına oluşturulan 33 ada 10 parsel sayılı tapu kaydının kapsamında kaldığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davalının yargılama sırasında dayandığı 1934 tarih 777 sayfa nolu tapu kaydının iskanen oluştuğu ve iskan haritasının bulunduğu, kenar uzunluklarının belli olduğu anlaşılmaktadır.
Tapu kaydının kadastro tespiti sırasında revizyon görüp görmediği araştırılmamıştır. 3402 sayılı Yasa'nın 20/A maddesi uyarınca haritası bulunan tapu kayıtlarının kapsamının haritasına göre belirlenmesi zorunludur. Tapu kaydının haritası 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesince yöntemince zemine çakıştırılmak suretiyle uygulanmamıştır. Davalının dayandığı tapu kaydının miktarı 4500 metrekare, dava konusu taşınmazın yüzölçümü ise 7469.93 metrekaredir.
Çekişmeli taşınmazın üç sınırı 101 ada 53 parsel sayılı mera niteliği ile orta malı olarak sınırlandırılan taşınmaz ile çevrili bulunmaktadır. Ziraat bilirkişisi de taşınmazın meranın devamı niteliğinde olduğu ve mera bütünlüğünü bozduğunu belirtmiştir.
Hal böyle olunca davalının dayandığı tapu kaydının kadastro tespiti sırasında revizyon görüp görmediği Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden sorularak revizyon görmüş ise revizyon gördüğü parselin kadastro tespit tutanağının onaylı sureti getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra taşınmaz başında keşif yapılarak davacının dayanağı tapu kaydının haritası yerel bilirkişiler yardımı, teknik bilirkişiler aracılığı ile mahalline yöntemince uygulanıp kapsamı haritasına göre kesin olarak belirlenmeli, uygulamada tapu kaydı revizyon görmüş ise revizyon gördüğü parsel ile komşu parseller de nazara alınmalı,
tapu kaydı krokisi iskan haritasında bitişiğinde gösterilen 9 sayılı parselin köşesinden başlanmak suretiyle uygulanmalı, fenni bilirkişiden uygulanan kayıtların kapsamını ve keşfi takibe imkan verir rapor alınmalı, yukarıda belirtilen şekilde tapu haritasına göre yapılan uygulama sonucu çekişmeli taşınmazın tapu kaydının kapsamı dışında kalan bölümünün bitişiğindeki kadim meradan kazanıldığı kabul edilmeli, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/2615, K. 2010/7330, 13 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama