KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/3245 E., 2010/3455 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2010
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 103 ada 7 parsel sayılı 222.92 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... ve ..., yasal süresi içinde adlarına tespit gören 103 ada 10 parsel sayılı taşınmazdaki eksikliğin, çekişmeli taşınmazda kaldığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli 103 ada 7 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacıların murislerine ait 103 ada 10 parsel sayılı taşınmaza ilave edilmesine ve her iki taşınmazın bu şekilde tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve tüm dosya kapsamına göre çekişmeli taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacı tarafın zilyetliğinde bulunduğu ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacı taraf yararına gerçekleştiği, davalıların bu bölüm üzerinde korunmaya değer haklarının bulunmadığının anlaşılmasına göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1.maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorundadır.
Mahkemece, çekişmeli 103 ada 7 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacılara ait 103 ada 10 parsel sayılı taşınmaza ilave edilmesine karar verildiği halde, her iki taşınmazın nihai yüzölçümleri tespit edilip, çekişmeli 103 ada 7 parsel sayılı taşınmazın geri kalan bölümü hakkında da hüküm kurulması gerekirken, bu yönün gözardı edilmiş olması isabetsiz olduğu gibi, davacılar adına tespit gören 103 ada 10 parsel sayılı taşınmazın tespit maliklerinin değiştirilmesine yönelik bir dava bulunmadığı halde, davacıların murisleri adına tesçil hükmü kurulmuş olması da isabetsiz olduğundan,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/3245, K. 2010/3455, 27 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama