KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/3682 E., 2010/3640 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
828 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden ... dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 125 ada 118, 114 ada 4 ve 11 parsel sayılı 21620.96, 20260.16 ve 18213.83 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, beyanlar hanesine ... mirasçılarının işgalinde bulunduğu şerhi verilerek 4753 sayılı yasa ile oluşan tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişme konusu 125 ada 118, 114 ada 4 ve 11 sayılı parsellerin davacı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece taşınmazlara, Hazine adına 4753 sayılı Yasa ile oluşturulan tapu kaydının tesisinden geriye 20 yıla aşkın davacı tarafın zilyet bulunduğu ve davacı taraf lehine 3402 sayılı yasanın 46/1 ve 14.maddesinde öngörülen şartların gerçekleştiği kabül edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır.
Toprak Tevzi Komisyonunca yapılan çalışmalar sırasında çekişme konusu 125 ada 118 sayılı parsel, belirtmeliğin 109 ve kısmen 81 parseli, 114 ada 4 sayılı parsel, belirtmeliğin 27 , 114 ada 11 sayılı parsel ise belirtmeliğin 50 numaralı parseli olarak 1948 ila 1955 yıllarından itibaren peyder pey hali-meradan açılarak tarla haline getirildiği belirtilerek. Hazine adına 2.12.1966 tarihli tapu kayıtları oluşturulmuştur.
Dava konusu 125 ada 118 sayılı parsel, toprak tevzi komisyonunun 529 sayılı ve kadastronun 125 ada 1 sayılı parseli; diğer dava konusu 114 ada 4 ve 11 sayılı parseller ise Toprak Tevzi Komisyonunun yine 529 sayılı ve kadastronun 114 ada 30 sayılı, mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılan taşınmazlar ile çevrili bulunmaktadır.
Çekişmeli taşınmazların sınırında bulunan mera parsellerinin kesinleşip kesinleşmediği araştırılmamış, hükmen kesinleşmiş ise dava sonucu ve dava dosyalarındaki deliller birlikte değerlendirilmemiştir. Taşınmazların etrafındaki tüm komşu parsellerin kadastro tespit tutanaklarının suretleri ve dayanağı kayıtlar getirtilerek uygulanmamış, kesinleşme durumları nazara alınmamıştır.
Mahkemece taşınmazların sınırında bulunan mera parselleri ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı araştırılmamış, tek zirai bilirkişinin soyut raporu ile yetinilerek, çekişmeli taşınmazların meradan açma olup olmadıkları hususunun üzerinde durulmamıştır. Meraya ilişkin uyuşmazlıklarda yerel bilirkişi ve tanıkların komşu köylerden dinlenmeleri gerektiği halde aynı yerden yerel bilirkişi ve tanık dinlenmesi de doğru değildir.
Böylece mera yönünden yapılan araştırma yeterli bulunmamaktadır.
Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle taşınmazların bulunduğu yer ile ilgili mera Tahsis kaydı ve haritasının bulunup bulunmadığı dairesinden sorularak varsa mera tahsis kaydı ve haritası ile eki olan tüm belgeler ile çekişmeli taşınmazların etrafında bulunan tüm komşu parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ile dayanağı kayıtlar getirtilerek mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu, aynı yöntemle gösterilecek taraf tanıkları, tüm tespit bilirkişileri, sağ olan belirtmelik bilirkişileri,
uzman fen ve üç kişilik ziraat bilirkişi kurulu katılımı ile keşif yapılmalıdır.Keşif sırasında Hazine adına oluşan tapu kayıtları ile Toprak Tevzi Komisyonunca düzenlenen haritalar, varsa mera tahsis haritası, kadastro paftası ile ölçekleri eşitlenerek ve çakıştırılmak suretiyle yerel bilirkişiler yardımı ve fen bilirkişi tarafından uygulanmalı, fen bilirkişisinden uygulamayı kroki üzerinde gösterir rapor alınmalı, dinlenecek yerel bilirkişiler ve tanıklardan taşınmazların geçmişte ne durumda bulundukları, hangi tarihten beri ne şekilde kim ve kimler tarafından kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amacına uygun olup olmadığı,
taşınmazların sınırında bulunan ve mera vasfıyla tespit edilen 114 ada 30 ve 125 ada 1 sayılı parsellerin kadim mera olup olmadıkları, kadim mera ise bu mera parsellerinden açılıp açılmadıkları, mera parsellerinden ne suretle ayrıldıkları, mera ile arada doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı,
öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel bir biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadıkları hususları etraflıca sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık beyanları komşu parsellerin tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları ile tespit tutanağı iktisap sütununda yazılı beyanların çelişmesi halinde tespit bilirkişilerinin tanık sıfatı ile dinlenmesi suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, sağ olan belirtmelik bilirkişilerinin dinlenmesi mümkün ise belirtmelik tutanağında belirtilen hususlar hakkında beyanları alınmalıdır.
Keşfe katılacak üç kişilik ziraat bilirkişi kurulundan, önceki keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ziraat bilirkişi raporundaki bulguları da değerlendirebilecek biçimde çekişmeli taşınmazların toprak yapısı ve niteliği, meyil durumu, komşu taşınmazların toprak yapısı mukayese edilerek komşu taşınmazlara göre arz ettiği özellikler, taşınmazlar ile etrafındaki mera parselleri arasında doğal ya da yapay sınırın bulunup bulunmadığı, mera bütünlüğünün bozulup bozulmadığı,
meraya doğru genişlemenin mümkün olup olmadığı ve taşınmazların meradan elde edilip edilmediği hususlarında bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı, aynı hususlarda mahkemece yapılan ayrıntılı gözlem keşif zabtına geçirilmeli, uzman bilirkişi fen memuruna kayıtlar ile haritaların çakıştırılmak suretiyle uygulamasını kadastro haritası üzerinde gösterir şekilde keşfi izlemeye elverişli ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli, taşınmazların sınırında bulunan 114 ada 30 ve 125 ada 1 sayılı mera parselleri ve komşu parsellerinin tespitlerinin kesinleşme durumları nazara alınmalı,
komşu parseller ve mera parselleri davalı ise veya hükmen kesinleşmiş ise dava dosyalarındaki ziraat bilirkişi raporları ve toplanan deliller de nazara alınmalı, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/3682, K. 2010/3640, 10 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama