KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/6860 E., 2011/3804 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2011
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 190 ada 9 parsel sayılı 6270,82 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, paylaşma, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve bağış nedeni ile davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazın kök miras bırakan dedesi ... ’dan intikal ettiğini belirterek tüm ... mirasçıları adına payları oranında tescil istemi ile dava açmıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın öncesinin tarafların kök miras bırakanı ... ’ya aitken miras yolu ile davalının babası ... ’ya intikal ettiği, ... tarafından malik sıfatı ile zilyet edildiği, onun ölümü ile zilyetliğin davalı tarafından sürdürüldüğü kabul edilmek sureti ile davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır.
Dava konusu taşınmazın öncesinin ortak miras bırakanları ... ’ya ait olduğu yönünde taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık ... terekesinin paylaşılıp, paylaşılmadığına noktasında toplanmaktadır. Mahkemece paylaşmanın varlığı yönünden yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Taşınmazın kadastro tespiti paylaşmaya dayalı olarak davalı adına yapılmış; davalı da mahkemeye sunduğu 27.10.2009 tarihli cevap dilekçesinde dava konusu taşınmazın babasına paylaşma yolu ile kaldığını belirtmiştir. Bu durumda ispat yükü paylaşmaya dayanan tarafa düşmekte olup, davalı taraf paylaşmanın varlığını kanıtlamak zorundadır.
Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için ortak miras bırakan ... ’nun terekesine dahil olan tüm taşınmazlar belirlenerek bu taşınmazlara ait tutanaklar getirtilmeli, bundan sonra tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda taşınmaz başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ile aynı yönteme göre belirlenecek taraf tanıkları hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşif sırasında yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından öncesi kök miras bırakan ... 'ya ait olan taşınmazların mirasçıları arasında yöntemine uygun olarak paylaşılıp paylaşılmadığı, bir başka ifade ile tüm mirasçıların ya da yasal temsilcilerinin katılımı ile paylaşma yapılıp yapılmadığı, her bir mirasçının miras payına
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/6860, K. 2011/3804, 23 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama