KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/7772 E., 2010/7201 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2010
Karar Metni
472 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 201 ada 39, 218 ada 32 ve 35 parsel sayılı 27.531,63, 2.552,95 ve 12.330,89 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, toprak tevzi çalışmaları sonucu Hazine adına oluşan tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Dava dışı 207 ada 150 ve 153 parsel sayılı 8.393,11 ve 4.868,13 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı ... adına tespit ve tesçil edilmiştir.
Davacı ..., yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli 201 ada 39, 218 ada 32 ve 35 sayılı parsellere dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli 218 ada 32 ve 35 sayılı parsellerin davacı ... adına, 201 ada 39 sayılı parselin fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacı ... adına, geriye kalan bölümünün tespit gibi tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece Hazineye ait ve tespit dayanağı olan tevzii yolu ile oluşan tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazlara uyduğu, tapu kayıtlarının tesisinden geriye doğru davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 46. maddesinde öngörülen 20 yıl süre ile malik sıfatıyla zilyetlik koşullarının gerçekleştiği;
ancak, belgesizden edinilen taşınmazlar için belirlenen limitin aşılması nedeniyle davacının tercihi doğrultusunda dava dışı olup davacı adına belgesizden tespit edilip kesinleşen 207 ada 150 parsel sayılı 8.393,11 ve 207 ada 153 parsel sayılı 4.868,13 metrekare yüzölçümlü taşınmazların davalı Hazine adına tesciline, davaya konu 218 ada 32 ve 35 sayılı parsellerin ve 201 ada 39 sayılı parselin fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümlerinin davacı adına tesçiline karar verilmiş ise de yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun olmadığı gibi,
3402 sayılı Yasa’nın 14.maddesine göre yapılan uygulama da usul ve yasaya aykırı bulunmaktadır. Seçimlik hakkı hatırlatılarak aynı çalışma alanında 100 dönümlük taşınmaz limitinin tamamlanmasında zilyet adına belgesizden kesinleşen taşınmazların seçimlik hak kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
Tespiti kesinleşen 207 ada 150 ve 153 sayılı parseller dava dışı olup, davacının belgesiz limitinde yer açmak için bu parsellerin Hazine adına tescili suretiyle 100 dönüm limit aşılmak suretiyle zilyede dava konusu parsellerden yer verilmesi de isabetsizdir. Davaya konu olmayan parseller hükme konu edilemez ve Hazine adına şeklen tesçil edilmeleri de hukuken sonuç doğurmaz.
Hal böyle olunca davaya konu parsellerle sınırlı olarak ve belgesiz limiti dahilindeki taşınmazlar 86.008,5 metrekare kabul edilmek suretiyle davacının belgesizden edinebileceği taşınmazlar limitinden geriye kalan 13.991,5 metrekarelik bölüm yönünden tercih hakkı davacıya sorulmalı, bu miktar taşınmaz veya taşınmaz bölümü davacıya verilmeli, kalanı Hazine adına tescil edilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/7772, K. 2010/7201, 6 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama