KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/8147 E., 2012/1213 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
681 kelime·3 dk okuma
Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Yargıtay bozma ilamında özetle; "mahkemece, 08.02.2010 tarihli bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu, bozma ilamında söz konusu tapu kayıtlarının kapsamlarının yöntemine uygun şekilde saptanmasına işaret edildiği, mahkemece de tapu kayıtlarının nizalı taşınmazlara ait bulunduğu benimsenmesine rağmen hüküm tesis edilirken bu olgunun dikkate alınmadığı, fen bilirkişi raporunda Hazine tapusuna ait haritanın uygulandığının bildirilmesine rağmen düzenlenen haritada krokilerin çakıştırılmadığı belirtilerek bozma ilamının gereklerinin tam olarak yerine getirilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, Bitlis İli Ahlat İlçesi, Saka Köyünde bulunan 134 ada 2, 139 ada 3, 132 ada 7, 139 ada 4 ve 132 ada 8 ve 118 ada 12 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydındaki payları oranında davacı taraf adına, geri kalan payların ise hali hazırdaki malikleri üzerinde bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve müşterekleri vekili, davalı ... ve müşterekleri vekili ile davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1- Çekişmeli 118 ada 12, 132 ada 7, 134 ada 2, 139 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar hakkında kadastroca ... adına oluşturulan tapu kaydının iptali istemi ile dava açılmıştır. Dosya kapsamından taşınmazların tapu kayıt maliki ... 1968'de öldüğü, ölüm tarihinde sağ olan eşi ... ...'nin de daha sonra 1985 tarihinde ölümü ile terekesinin mirasçılarına iştirak halinde mülkiyet hükümlerine göre intikal ettiği anlaşılmaktadır. Ne var ki, ... mirasçıları davada taraf gösterilmemiştir.
Usulen taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girilemez ve esas hakkında hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca; çekişmeli taşınmazların tapu kayıt maliki olan ...'nin veraset ilamının alınması suretiyle tüm mirasçılarının davadan ve duruşma gününden usulüne uygun şekilde haberdar edilmesi suretiyle yöntemince taraf teşkili sağlanmalı, bundan sonra işin esasına girilerek iddia ve savunmalar doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek işin esasına girilmek suretiyle hüküm kurulmuş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile çekişmeli 118 ada 12, 132 ada 7, 134 ada 2, 139 ada 3 parsel sayılı taşınmazlara yönelik hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına;
2- Çekişmeli 132 ada 8 ve 139 ada 4 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince. Mahkemece taşınmazların davacıların dayanağı olan tapu kaydının kapsamında kaldığı gerekçe gösterilerek dava edilen paylar dikkate alınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Ne var ki, davacı 12.08.1966 tarih 12 sıra numaralı tapu kaydına, davalı Hazine ise toprak komisyonunca oluşturulan 17.02.1962 tarih 735 sıra numaralı tapu kaydına dayanmış olup, mahkemece, davacı dayanağı tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile getirtilmemiş ve tapu kayıtlarının kapsamı yöntemine göre belirlenmemiş olduğundan yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Sağlıklı sonuca varılabilmesi için davacı dayanağı tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile tüm komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya tamamlandıktan sonra mahallinde; yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve teknik bilirkişi huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşif sırasında davacı dayanağı tapu kaydı oluşumundan itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup, hudutları mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar haritasında işaret ettirilmeli, davalı Hazine tapusunun haritasının kadastro paftası ile çakıştırılması neticesinde kapsamı 3402 sayılı Yasanın 20. Maddesine göre belirlenmeli, davalı Hazine tapusunun oluşum nedeni üzerinde durulmalı,
dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/8147, K. 2012/1213, 14 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama