KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/8292 E., 2011/6538 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2011
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
861 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 104 ada 39, 48, 55, 61, 63, 89 ve 92; 106 ada 5, 109 ada 15, 25, 66, 110 ve 143. 112 ada 23, 47 ve 48; 113 ada 28, 70 ve 82; 115 ada 39 ve 62; 117 ada 5, 33 ve 46 parsel sayılı 7.200, 25.525, 13.300, 16.100, 4.500, 10.486 ve 4.300. 2389,75, 9533, 47652, 5900, 5077 ve 17.000, 3493, 14079 ve 2596. 12358, 3030 ve 1811. 9873 ve 688.
4704, 6119 ve 5139 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yargılamaya devam olunduğu sırada ... ... vasiyetnameye dayanarak ... payının adına tescili istemiyle davaya katılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 104 ada 89, 139, 61, 92, 48, 55 parsel numaralı taşınmazlar ile 117 ada 5 parsel, 46 parsel numaralı, 106 ada 5 parsel numaralı, 115 ada 39 parsel numaralı, 109 ada 143, 15, 25 sayılı taşınmazların ... mirasçıları adına miras payları oranında tesciline, mirasçılardan ... (...) payına düşen kısmın 02.04.1991 tarih ve 2196 yevmiye nolu ...2.
Noterliğince düzenlenen vasiyetname uyarınca damadı ... ... adına tesciline, 112 ada 23 parsel, 104 ada 63 parsel, 109 ada 110 parsel, 112 ada 48 parsel, 112 ada 47 parsel sayılı taşınmazların ... adına, 117 ada 33 parsel ve 115 ada 62 parsel sayılı taşınmazların veraset ilamındaki paylar oranında ..., ... ve ... adlarına, 109 ada 66 parsel sayılı taşınmazın ise ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçısı ......, davalı Hazine temsilcisi, müdahil ... ...; davalı ve müdahil ...; davalı ve müdahil ... ile davalılar ... ve... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; miras bırakan ... adına yapılan tespitlerin yerinde olduğu, kadastro tespitlerinin kesinleştiği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, mahkemenin kabul ve değerlendirmesi dosya içeriğine uygun bulunmadığı gibi, dosya içeriği de karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Kadastro tespitleri sırasında çekişmeli taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olmaları nedeniyle malik haneleri davalı bırakılarak tutanakları düzenlenmiştir.
Dava dosyası Asliye Hukuk Mahkemesinden görevsizlik kararı ile devredildikten sonra Kadastro Mahkemesinde keşif yapılmamış; devredilen Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan keşif ile bu dosya ekinde bulunan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1981/96 Esas sayılı davasının açılmamış sayılmasına karar verilen dava dosyasında yapılan keşifler gözetilerek karar verilmiştir.
İncelenen keşif tutanaklarına göre, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olan taşınmazlar listesinde yazılı tüm taşınmazlar başında keşif yapılmadığı gibi, yapılan keşifler de taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözmeye yeterli bulunmamaktadır. Bu tür yetersiz ve eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez.
Doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde keşif yapılarak öncelikle Asliye Hukuk Mahkemesi dava dilekçesi ve eki davaya konu taşınmazlar listesi mevki ve sınırları itibariyle tek tek okunmak suretiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde davaya konu olan taşınmazlar belirlenmelidir.
Bundan sonra keşfe katılacak yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarından çekişmeli her bir taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kim tarafından hangi tarihten beri ne şekilde kullanıldığı, kullanımın kimden kime, nasıl geçtiği; öncesi ortak miras bırakan ... ’ya ait olan taşınmazlar yönünden ... terekesinin yöntemince taksim edilip edilmediği, taksime tüm mirasçıları veya yetkili temsilcilerinin katılıp katılmadığı, her bir mirasçının payına hangi taşınmazların düştüğü ve bu taşınmazların akibetlerinin ne olduğu, payına karşılık taşınmaz almayan mirasçılarının olup olmadığı ile varsa paylarına karşılık neler aldıkları;
tarafların dayanaklarını oluşturan senetler ile kadastro tutanaklarının ilgili sütununda bildirilen vergi kayıtlarının çekişmeli taşınmazlara ait olup olmadıkları, mevki ve sınırları tek tek okunarak belirlenmelidir. Yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalıdır.
Yerel bilirkişi ve tanıklarca bilinemeyen senet ve vergi kaydı sınırlarını belirleme yönünden taraflara tanıkla kanıtlama olanağı tanınmalı; sağ olan tüm senet tanıkları da çekişmeli taşınmazlar başında dinlenilmelidir. Dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu taşınmazların tutanak örnekleri ile kadastro tespitlerinin dayanaklarını oluşturan kayıtlarla denetlenmelidir.
Keşfe katılacak uzman fen bilirkişisinden yapılan keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir; yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınırlar ile dayanak vergi kaydı ve senetlerin sınırları işaretlenmiş ayrıntılı rapor alınmalıdır.
Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek; çekişmeli taşınmazların öncesinin ... ’ya ait olup olmadığı ile Asliye Hukuk Mahkemesinin devreden dava dosyasına konu olup olmadıkları kesin olarak belirlendikten sonra, Asliye Hukuk Mahkemesinin devreden dava dosyasına konu olan taşınmazlarla ilgili kadastro tespitlerinin kesinleşmeyeceği ve bu taşınmazlar yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30/2. maddesi uyarınca gerçek hak sahibinin belirlenmesi gerektiği düşünülmelidir.
Aynı şekilde önceleri ... ’ya ait olan taşınmazların, ... 'nun sağlığında kendisi tarafından herhangi bir akdi ilişkiye konu edilip edilmediği veya kendisinin ölümünden sonra mirasçıları arasında yöntemince yapılmış bir taksim olup olmadığı, mirasçıları arasında veya mirasçılar tarafından üçüncü kişilere pay devrileri veya satışların olup olmadığı, varsa pay devralanlar yararına edinme koşullarının
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/8292, K. 2011/6538, 25 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama