KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2010/8707 E., 2011/7762 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2011
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 295 ada 179 parsel sayılı 2.976,78 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ve ölü olduğu mirasçılarının bilinemediği belirtilerek davalılar murisi ... oğlu ... adına tespit edilmiştir. Davacılar, çekişmeli taşınmazın bir bölümünün yol olduğu iddiasına dayanarak dava açmışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 295 ada 179 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü 2597,03 m2 olarak düzeltilerek fen bilirkişisi raporunda (A) harfiyle gösterilen 139.90 m2 bölümünün yol boşluğu olarak tescil harici bırakılmasına, (B) harfi ile gösterilen bölümünün 302,32 m2 yüzölçümüyle aynı ada ayrı parsel numarasıyla ve 295 ada 179 parsel sayılı taşınmazın kalan bölümünün 2154,81 m2 yüzölçümüyle isim ve payları gösterilmek suretiyle ... oğlu ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu yapılan yolun kadim güzergahının neresi olduğu, kanalı takiben gidip gitmediği araştırılmamış, tespite aykırı sonuca varıldığı halde 3402 sayılı Yasa'nın 30/1. maddesi uyarınca tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmemiştir.
O halde, doğru sonuca varabilmek için mahallinde daha önce dinlenen yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve fen bilirkişisinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu edilen yolun kadim güzergahının neresi olduğu ve kanalı takip edip etmediği hususlarında ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında çelişki oluşması halinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalıdır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/8707, K. 2011/7762, 22 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama