KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/9522 E., 2011/88 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2011
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
766 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden ... dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 134 ada 11 ve 12 parsel sayılı 4098.56 ve 6291.73 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, rızai taksim, harici satış, fiili kullanım durumu, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 134 ada 11 sayılı parsel davalı ..., 134 ada 12 sayılı parsel davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, yasal süresi içinde 13.9.1984 tarih 5 ve 6 sıra numaralı tapu kayıtlarına, taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve tespitte uygulanan tapu kaydının gayri sabit hudutlu olması nedeniyle miktar fazlasının Hazineye ait olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 134 ada 11 sayılı parselin ..., 134 ada 12 sayılı parselin davalı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli parsellerin tespitte uygulanan davalı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydının kapsamında kaldığı mera ya da orman arazisi olmayıp tarım arazisi olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama da hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Dava konusu taşınmazlara tespitte uygulanan ve Haziran 1331 tarih 18 sıra numaralı sicilden gelen tapu kaydının gayri sabit hudutlu olduğu ve miktarı ile geçerli bulunduğu, miktarından çok fazla olarak bir çok taşınmaza uygulandığı anlaşılmaktadır. Hazine'nin dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazları kapsamadığı yönünde mahkemenin kabulü doğrudur. Uyuşmazlık, kayıt miktar fazlasının zilyetlikle iktisap edilebilecek yerlerden olup olmadığı yönündedir.
Taşınmazların sınırında bulunan 138 ada 2 ve devamındaki 138 ada 1, 134 ada 3 ve 4 sayılı parseller mera niteliğiyle sınırlandırılmışlardır. Bu parseller ile çekişmeli taşınmazların tespit tutanağının edinme sebebinde 138 ada 1, 2; 134 ada 3 ve 4 sayılı parsellerin tapu kaydı kapsamında kaldığı ve tapu maliklerinin ...
Köyü halkına ait hayvanların otlatılması için kendi aralarında anlaşarak mera olarak bırakıp bu amaçla kullanıldığı, komisyonca 6.11.2006 tarihli sınırlandırma krokisi ile de bu durumun tespit edildiği belirtilerek mera vasfıyla sınırlandırılmışlardır. Mera parselleri için karşı dava açıldığı ve davanın derdest bulunduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu parseller mera olarak sınırlandırılan bu parsellere sınır bulunduğu halde yöntemince mera araştırması yapılmamış, 138 ada 1, 2; 134 ada 3 ve 4 sayılı parsellerin kadim mera mı yoksa öncesi ziraat arazisi iken tapu maliklerinin mera olarak kullanılmak üzere bırakıp bırakmadıkları, taşınmazların doğusunda kadastro paftasında oldukça ince yol şeklinde gösterilen yolun kadim olup olmadığı, mera parseli ile arada ayırıcı unsur teşkil edip etmediği, taşınmazların meradan açılıp açılmadığı araştırılmamış, Mahkemenin gözlemi de keşif tutanağına geçirilmemiştir.
Keşif sonucu düzenlenen uzman ziraatçı bilirkişi raporu soyut nitelikte ve taşınmazların öncesinin mera olmadığını kabule yeterli bulunmamaktadır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişi kurulu ile yine aynı yöntemle belirlenecek tanıklar yardımı ve üç kişilik zirai bilirkişi kurulu refakate alınarak yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, sınırındaki 138 ada 2 ve devamındaki 138 ada 1, 134 ada 3 ve 4 sayılı parsellerin kadim mera olup olmadığı, taşınmazlar ile mera parseli arasında sabit doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı,doğuda paftada ince bir yol olarak gözüken yolun arada ayırıcı unsur teşkil edip etmediği, taşınmazların meradan açılıp açılmadığı,
tespit tutanağının edinme sebebinde belirtildiği gibi taşınmazların öncesi tapu kaydı kapsamında ziraat arazisi iken, tapu malikleri tarafından kendi aralarında anlaşarak köyün hayvanlarının otlatılması için mera olarak bırakılıp bırakılmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, alınan beyanların tutanağın edinme sebebinde belirtilen hususlarla çelişmesi halinde tespit bilirkişilerinin tümü tanık sıfatıyla dinlenilmeli, eylemli durumda çekişmeli taşınmazların sınırındaki 138 ada 1, 2;
134 ada 3 ve 4 sayılı mera parsellerinin kadim mera olup olmadığı üzerinde durulmalı, uzman ziraatçi bilirkişi kurulundan arazinin niteliği, toprak yapısı, komşu mera parsellerin kadim mera olup olmadığı, kadim mera ise mera ile arada ayırıcı doğal ya da yapay unsur bulunup bulunmadığı konusunda önceki ziraatci bilirkişi raporu da irdelenmek suretiyle bilimsel verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazların niteliği kesin olarak saptanmalı ve mahkemenin bu konudaki gözlemi keşif tutanağına geçirilmeli, taşınmazların keşif sırasında çekilen ve mera parseli ile taşınmazları birlikte gösteren fotoğrafları rapora eklenmeli,
çekişmeli taşınmazların niteliği değerlendirilirken komşu parsellerin nitelikleri de gözönüne alınmalı, sınırındaki 138 ada 1 ve 2 sayılı parsellerin öncesinin kadim mera olup olmadıkları kesin olarak belirlenmeli, bu parseller kadim mera ise taşınmazların meradan açılıp açılmadığı, taşınmazların zilyetlikle iktisap edilip edilemeyecekleri yönünde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/9522, K. 2011/88, 24 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama