KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/9541 E., 2011/5596 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2011
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 122 ada 16 ve 124 ada 21 parsel sayılı 1940.03 ve 16277.96 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 122 ada 16 ve 124 ada 21 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının temyizi çekişmeli taşınmazların teknik bilirkişi tarafından düzenlenen haritalarında (A) harfi ile işaretlenen bölümlerine yöneliktir. Mahkemece çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümlerinin tarım arazisi niteliğinde bulunmadığı, davacı yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşmediği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Dosya içerisinde bulunan fotoğrafların hangi taşınmaza ait olduğu belli olmadığı gibi, fotoğraflar üzerinde taşınmazların sınırları ve temyize konu edilen bölümlerin sınırları da işaretlenmemiş, ziraatçi bilirkişi raporu da temyize konu bölümlerin niteliği konusundaki yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile dosya içerisine konulan fotoğraflar arasındaki çelişkiyi açıklayıp giderecek şekilde düzenlenmemiştir.
Sağlıklı sonuca varılabilmesi için çekişmeli taşınmazlara komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek bilirkişiler, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve ziraatçi bilirkişi huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşif sırasında bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, öncesinde kullanılmasına rağmen bir süredir kullanılmadığının kesinleşmesi halinde, zilyetliği terk amacının bulunup bulunmadığı hususları etraflıca sorulup, maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli,
keşif sırasında çektirilecek fotoğraflar üzerinde fen bilirkişi tarafından taşınmazların sınırları ile temyize konu edilen bölümlerinin sınırları ayrı ayrı işaretlenerek fotoğrafların arkasına hangi taşınmaza ait olduğu yazılarak bilirkişi tarafından imzalanmalı, ziraatçi bilirkişiden tereddüde yer bırakmayacak şekilde taşınmazların niteliğini belirten ve varsa beyanlar ile fotoğraflar arasındaki çelişkiyi gideren tarzda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, fen bilirkişisine keşfi takibe imkan verir ayrıntılı kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/9541, K. 2011/5596, 12 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama