KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/9655 E., 2011/90 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2011
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden ... dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 110 ada 39 parsel sayılı 11352.07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde kaçak ve yitik kişiden intikal ile oluşan tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 110 ada 39 sayılı parselin tespit gibi davalı adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalının dava konusu taşınmaz üzerinde, Hazine adına tesis edilen tapu kaydı öncesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 46.maddelerinde öngörülen süreyle malik sıfatıyla zilyetlik koşullarının lehine gerçekleştiği, Hazinenin ise taşınmazın öncesinde kaçak ve yitik kişiden kaldığını ispat edemediği kabül edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır.
Davacı Hazine meçhul eşhastan metruken oluşan 8.8.1958 tarih ve 516 sayılı tapu kaydına dayanmıştır. Tapu kaydının oluşum belgeleri ve varsa haritası getirtilerek zemine gereği gibi uygulanmamış, öncesinin kaçak ve yitik kişiden kalıp kalmadığı araştırılmamış, taşınmazın üç yönü aynı köyün 110 ada 18 sayılı ve komşu ...
Köyününün 103 ada 1 sayılı mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılan ve tespitleri kesinleşen mera parselleri ile çevrili olduğu halde eylemli durumda bu meraların kadim mera olup olmadığı üzerinde durulmamış, yöntemince mera araştırması yapılmamıştır.
Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle Hazinenin dayanağını oluşturan 8.8.1958 tarih ve 516 sıra numaralı tapu kaydının tüm oluşumuna esas belgeler ve varsa haritası getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra taşınmaz başında komşu köylerde ikamet eden, elverdiğince yaşlı ve taşınmazı iyi bilen şahıslar arasından seçileçek yerel bilirkişiler ve aynı yöntemle gösterilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, üç kişilik ziraat bilirkişilerinden oluşan ziraat bilirkişi kurulu ve fen bilirkişisi katılımı ile keşif yapılmalıdır.
Yaplıcak keşifte Hazinenin dayandığı tapu kaydı (oluşum belgeleri ile birlikte) zemine çakıştırma yapılmak suretiyle yerel bilirkişi yardımı ile uygulanarak, tapu kaydının taşınmaza uyup uymadığı kesin olarak belirlenmeli, yerel bilirkişiler ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim tarafından, ne surette ve ne zamandan beri kullanıldığı, kaçak ve yitik kişilerden kanunları uyarınca Devlete kalıp kalmadığı, üç hududunu çevreleyen 110 ada 18 ve 103 ada 1 sayılı parsellerin kadim mera olup olmadıkları, kadim mera iseler taşınmazın meranın devamı olup olmadığı,
mera parselleri ile arada doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, meradan açılıp açılmadığı hususları etraflıca sorularak maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, beyanların tespit tutanağının edinme sebebindeki beyanlar ile çelişmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, taşınmazın konumu, toprak yapısı ve bitki örtüsü ve çevre taşınmazlara göre arz ettiği özellikleri belirtir hakimin gözlemi keşif zaptına yazılmalı,
uzman ziraat mühendisleri kurulundan önceki bilirkişi raporundaki bulgular da değerlendirilerek ve komşu parsellerin de toprak yapısı mukayese edilerek taşınmazın toprak yapısı, niteliği, sınırındaki mera parselinin kadim mera olup olmadığı, taşınmazın meranın devamı niteliğinde ve meradan açılıp açılmadığı,
mera ile arada sabit ayırıcı unsurun bulunup bulunmadığı hususlarında ayrıntılı ve bilimsel verilere dayalı rapor alınmalı, taşınmazı ve komşu parselleri birlikte gösterir şekilde fotoğrafları çektirilerek rapora eklenmeli, fen bilirkişisinden tapu kaydı uygulamasını gösterir ve keşfi takibe imkan verir krokili rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/9655, K. 2011/90, 24 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama