KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/999 E., 2010/5653 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2010
Karar Metni
443 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 117 ada 50 parsel sayılı 3148.70 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim, satın alma, bağış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... oğlu ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve müşterekleri vekili, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın ... oğlu ...’nin bütün mirasçıları adına tescili gerektiği iddiasına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin 5/10 payının ... oğlu ..., 1/10’ar paylarının ... kızı... mirasçıları ... ve müşterekleri adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli taşınmazın öncesinde miras bırakan ... oğlu ...’ye ait olduğu, uzman fen bilirkişisinin çekişmeli taşınmazın 08.11.1961 tarihli satış senedinin kapsamında bulunmadığını bildirdiği, davalıların dayanılan bu senedin birinci sırasında yazılı taşınmazın taraflar arasında davalı diğer bazı taşınmazları da kapsadığı savunmasında bulundukları ve davalılara satışın sübut bulmadığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Dosyaya sunulmuş 16.12.2003 tarihli fen bilirkişi ... ... ve 20.10.2008 tarihli fen bilirkişi ... tarafından düzenlenmiş raporlarda çekişmeli taşınmazın 08.11.1961 tarihli satış senedinin birinci sırasında yazılı yer kapsamında kaldığı bildirilmiştir. 09.02.2005 ve 17.08.2005 tarihli oturumlarda dinlenen senet tanıkları da bu satışa yönelik beyanda bulunmuşlardır. Ayrıca, taraflar arasında, benzer iddialarla açılmış birden çok davanın bulunduğu da anlaşılmaktadır.
Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır.
Taşınmaz başında yapılacak ve sağ olan senet tanıkları ile ihtiyar heyeti üyelerinin de hazır olacağı keşifte, öncelikle 08.11.1961 tarihli senet mahalline yöntemince uygulanmalı, bildirilen sınırlar uzman fen bilirkişisine tek tek işaret ettirilmeli ve 08.11.1961 tarihli senedin birinci sırasında yazılı olup satışa konu olan yerin neresi olduğu kesin olarak belirlenmeye çalışılmalıdır.
Bundan başka, hazır bulunacak yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, çekişmeli taşınmazın öncesinde kime ait olduğu, kimden kime ve ne
şekilde intikal ettiği, kim tarafından ve hangi tarihten beri kullanıldığı, bu kullanımın tüm mirasçılar adına mı yoksa müstakil zilyetlik iradesiyle mi sürdürüldüğü hususlarında beyanları alınmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanıklar ile senet tanıklarının beyanları arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmelidir.
Tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde de hazır bulunacak tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıklar giderilmelidir. Uzman fen bilirkişisinden keşif ve uygulamayı izleyip denetlemeye olanak verir, senet uygulaması ile gösterilen senet sınırları işaretlenmiş, ayrıntılı rapor alınmalıdır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/999, K. 2010/5653, 30 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama