KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2011/1078 E., 2011/2220 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2011
- Dava türü
- KADASTRO
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
517 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan, dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; Duruşma için belli edilen 02.02.2010 gün ve saatte taraflardan gelen olmadığı görülerek evrak üzerinde inceleme yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 219 ada 149 parsel sayılı 2.319,81 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, ifraz, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın 13.5.1991 tarihli satış senedi ile davacı tarafından davalıya satılarak zilyetliğinin devredilmiş olduğu kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de.
13.5.1991 tarihli satış senedi yönetimince uygulanarak kapsamı belirlenmediği gibi tarafların beyanlarında isimleri geçen tanıkların dinlenilmesi suretiyle taşınmaz üzerindeki zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve süresi de araştırılmadığından yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır.
Davalının dayanağı satıcısı davacı ... olan 13.5.1991 tarihli satış senedi kuzey sınırında "sahibi senet" okumakta olup buna göre satış senedinin çekişmeli taşınmazın tamamını kapsadığının kabulü mümkün değildir. Yine davalının dayanağı 13.5.1991 tarihli satış senedi kadastro sırasında, çekişmeli taşınmazın güneyinde bulunan 219 ada 151 parsel sayılı 1608.88 metrekare yüzölçümlü taşınmaza revizyon görmüş ve adı geçen taşınmaz davalı adına tespit ve tescil edilmiştir.
Satış senedinin doğu, batı ve güney sınırları dikkate alındığında senet kapsamı olan 2000 metrekarenin bu sınırlar esas alınması suretiyle belirlenmesi gerekmektedir.
Senedinin kapsamı dışında kalan ve senedin kuzey sınırında sahibi senet olarak gösterilen bölüm yönünden bu bölümün davacı tarafından 3.kişilere satıldığı, davalı tarafından bu kişilerden tekrar satın alınmak suretiyle malik ve zilyet olunduğunun davalı tarafça iddia edilmesi karşısında, ileri sürülen tüm bu hususları kanıtlama yükümlülüğünün davalı tarafa ait olduğu hususunun göz ardı edilmesinde de isabet bulunmamaktadır.
Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar ile tarafların bildirdikleri ve bildirecekleri tüm tanıklar huzuru ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, davalı dayanağı 13.5.1991 tarihli satış senedinin sınırları, revizyon gördüğü
./.. 2011/1078-2220 S/2
parsel de dikkate alınarak okunmak suretiyle, kapsamı yöntemince belirlenmeli, bundan sonra senet kapsamı dışında kalan ve senette sahibi senet olarak gösterilen bölüm yönünden davalı tarafın tüm delilleri sorulmalı, bu bölümün davacı tarafından ... ve ... isimli 3.kişilere satıldığının iddia edilmesi karşısında bu kişilerin de tanık olarak beyanlarına başvurulmalı, adı geçen tanıkların bu hususu doğrulamaları ve satın aldıkları taşınmazları tekrar davalıya sattıklarını beyan etmeleri durumunda satılan yerin çekişmeli taşınmaz içerisinde kalıp kalmadığının teknik bilirkişi tarafından gösterilmesi istenilmeli,
senet kapsamında kalan yer ile ilgili olarak, taşınmazın kim tarafından ne sıfatla ne kadar süre ile zilyet edildiği, taşınmaz üzerindeki evi kimin yaptırdığı hususlarında tereddüde yer vermeyecek şekilde maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, alınan beyanlar ile önceki keşifte alınan beyanlar arasında çelişki doğması halinde aykırılık usulüne uygun biçimde giderilmeli ve toplanan tüm deliller değerlendirilerek soncuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
...
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2011/1078, K. 2011/2220, 26 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama