KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2011/2440 E., 2011/9483 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2011
- Dava türü
- KADASTRO
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; kayıt uygulamasının yetersiz olduğu belirtilerek, yeniden taşınmaz başında keşif yapılmak suretiyle tarafların dayandığı tapu kayıtlarına ait haritaların uygulanıp kapsamlarının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmesi, davacıların dayandığı tapu kaydının tescil krokisinin kapsadığı bölümün davacı adına tesciline karar verilmesi,
tescil krokisinin uygulama kabiliyetinin olmaması halinde kaydın sınırında okunan "yol" sınırının kadimden beri yön değiştirmeyen sabit bir sınır olup olmadığı araştırılarak bu sınırın değişebilir nitelikte olduğunun anlaşılması halinde kaydın miktarı ile geçerli olacağının düşünülmesi, kayıtların çakışması halinde davacı tapusunun miktar fazlası olan ve Hazine tapusu kapsamında kalan bölümün ise Hazine adına tesciline karar verilmesi,
tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının kapsamları dışında kalan bölümü olduğunun saptanması halinde ise bu bölüm yönünden Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacılar yararına oluşup oluşmadığının araştırılması" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli parselin davacı ... ve... mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirtilmemiştir. Bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak, mahkemece öngörülen şekilde işlem yapma zorunluluğu doğduğu göz ardı edilerek, davacı tarafın dayanağı tapu kaydının taşınmazın tamamını kapsadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında davacı tarafın dayandığı tapu kaydının kapsamının tescil krokisi uygulanmak suretiyle belirlenmesi gereğine değinilmiştir. Her ne kadar fen bilirkişisi tescil krokisinin uygulama kabiliyetinin bulunmadığını bildirmiş ise de kaydın dayanağı olan krokide kenar uzunlukları da bulunmaktadır. Buna göre kaydın uygulama kabiliyetinin bulunmadığından söz edilemez.
Hal böyle olunca; taşınmazın güneyindeki sabit olduğu belirlenen yol sınırı esas alınmak suretiyle tapu kaydının haritası kenar uzunluklarına göre uygulanmalı, kaydın kapsamı 3402 sayılı
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2011/2440, K. 2011/9483, 20 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama