KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2011/4345 E., 2011/7564 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2011
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
- Dava türü
- KADASTRO
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 102 ada 8 parsel sayılı 12705,37 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, miras yoluyla gelen hak, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın kaçak ve yitik şahıslardan kaldığı ve 1936 yılı umumi tahririnde kayıtlı bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, tespit gibi tescile karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden olmadığı mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile belirlenmiş ise de, aynı gün temyiz incelemesi yapılan 102 ada 17 sayılı parsel de iş bu dosyada dava konusu olan çekişmeli taşınmaz gibi 102 ada 12 sayılı mera parseline bitişik olup, 17 parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş olduğu halde, 102 ada 8 parsel sayılı taşınmazla ilgili dosyada aynı delillere dayanılarak kişi adına tescil kararı verilmiş olup,
taşınmazın sınırında mera olması nedeniyle zilyetliğe elverişli yerlerden olup olmadığı yönünden yapılan araştırma hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır.
Komşu köyden dinlenen yerel bilirkişilerden eylemli olarak taşınmazın sınırında bulunan 12 parsel sayılı taşınmazın kadim mera olup olmadığı, çekişmeli taşınmazın bitişiğindeki bu mera parselinden genişletilmek suretiyle elde edilip edilmediği sorulup saptanmadığı gibi, ziraat ve fen bilirkişilerinden çekişmeli taşınmaz ile sınırındaki mera parseli arasında ayırıcı nitelikte yapay ya da doğal sınır bulunup bulunmadığı konusunda rapor alınmamış, mera parseli ile taşınmazın konumlarını gösterir yan kesit krokisi çizdirilmemiştir.
Doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişi kurulu, yine aynı yöntemle belirlenecek tanıklar, üç kişilik zirai bilirkişi kurulu ve uzman fen bilirkişisi de hazır olduğu halde yeniden keşif yapılarak; özellikle yerel bilirkişilerden komşu mera parselinin öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı, çekişmeli taşınmaz ile komşu mera parseli arasında ayırıcı bir unsurun bulunup bulunmadığı, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin hangi sebeple ve hangi tarihte başladığı;
taşınmazın, bitişiğindeki mera parselinden genişletilmek suretiyle elde edilip edilmediği; öncesinin ne olduğu, bitişikteki meranın devamı niteliğinde olup olmadığı sorulup, taşınmazın konumu ve niteliği yapılacak gözlem tutanağa geçirilmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanaktaki
beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli; ziraatçı bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliğini ve toprak yapısını çevredeki taşınmazlarla karşılaştırmalı biçimde inceleyip irdeleyen, komşu mera parseli ile dava konusu taşınmaz arasında ayırıcı unsur olup olmadığını belirleyen rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazın niteliği kesin olarak belirlenmeli, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli,
ayrıntılı ve çekişmeli taşınmaz ile komşu mera parselinin konumlarını yan kesit krokisi ile gösterip açıklayan rapor ve harita düzenlettirilerek tüm deliller birlikte değerlendirilerek ve taşınmazın mera olduğunun anlaşılması halinde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı göz önünde bulundurulmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2011/4345, K. 2011/7564, 18 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama