İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 16. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2011/7874 K.2012/320

Ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçundan sanık ...'ın beraatine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde müşteki vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının onama istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş…

Esas2011/7874Karar2012/320Tarih26 Ocak 2012Okuma4 dk · 709 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2011/7874 E., 2012/320 K.·Mahkemesi : Adana 1. İcra Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Ocak 2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

709 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçundan sanık ...'ın beraatine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde müşteki vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının onama istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Dosya kapsamı itibariyle, ticaret sicili memurluğunun yazısına göre sanığın gerçek kişi tacir olduğunun, diğer yandan vergi dairesinin yazıları ve zabıta araştırması tutanaklarına göre sanığın üzerine atılı ticareti usulüne aykırı terk etmek suçunun oluştuğunun anlaşılması karşısında, sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi yerine, Türk Ticaret Kanunu'nun 136. maddesinde sayılan şirketlerin müdür veya yetkilileri gibi değerlendirilerek, ticareti terk suçunu işlemesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde beraat Kararı verilmesi,

Kabule göre de;

1- CMK'nun 195. maddesinin "Suç yalnız veya birlikte adli para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabililir.." hükmünü içermesine ve İİK'nun 337/a maddesinde ise hapis cezası olmasına rağmen, sanığa tebliğ edilen duruşma davetiyesine İİK'nun 349. maddesinin altıncı fıkrasındaki açıklama yapılmadan sadece CMK'nun 195. maddesine göre tebliğ yapılarak yokluğunda yargılama yapılıp savunma hakkının kısıtlanması,

2- Ticareti terk ettiği iddia edilen borçlu şirket adresine Tebligat Kanununun 35. maddesine göre yapılan tebligatın sanığın eline geçmeyeceği bu şekilde yapılan tebligata dayanarak duruşmaya devam edilmesinin sanığın savunma hakkını kısıtlayacağının gözetilmemesi,

İsabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 26.01.2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

İcra İflas Kanunu’nun 337/a maddesinde düzenlenen ticareti terk suçundan sanığın sorgusu için çıkarılan çağrı kağıdında “CMK’nın 195 md.sine göre tebliğe rağmen

duruşmaya gelmediğiniz takdirde yokluğunuzda karar verileceği tebliğ ve ihtar olunur” biçiminde meşruhata yer verilmiştir. Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, bu açıklamanın İİK’nın 349/5. fıkrasında öngörülen “Maznun, şikayeti alan veya istinabe edilen icra mahkemesinin huzuruna gelmez veya müdafi göndermezse yahut bizzat bulunmasına lüzum görülürse zabıta marifetiyle getirilir. Bu suretle de bulundurulamazsa muhakeme gıyabında görülür.” şeklindeki ihtaratı kapsayıp kapsamadığı, davetiyeye konulan şerhin savunma hakkını kısıtlayıp kısıtlamadığı noktasında toplanmaktadır.

Hemen belirtelim ki, İİK’nın 349/5. maddesi, takip hukukunda, özel ve usule ilişkin bir kural olup, sanığın gıyabında yargılama yapmaya ve hüküm kurmaya imkân tanımaktadır. İcra ceza mahkemelerinde “duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda yargılamaya devam edileceği açıklamasını içeren davetiye” usulüne uygun tebliğ edilmek şartıyla sanık/sanıkların sorgusu yapılmadan karar verilmesi mümkündür.

Usulüne uygun bildirime rağmen duruşmaya gelmeyen sanık, bu hareketi ile savunma hakkından feragat etmektedir. Nitekim Anayasa Mahkemesi İİK 349. maddesinin iptali istemi üzerine “Sanığın usulüne uygun olarak yapılan bildirimlere karşın mahkemeye gelmemesi veya avukat göndermemesi, duruşmada hazır bulunma hakkından vazgeçtiği anlamına gelir.

Duruşmaya fiilen gelmemek suretiyle yargılamanın devamının ve beklenen adalet ve yargısal sonucun elde edilmesine mani olunmaması hukuk devleti ilkesinin gereğidir.” gerekçesiyle itiraz konusu kuralı Anayasa'ya aykırı görmemiştir. (Anayasa Mah. 28.02.2008 tarih 2006/71 sayılı kararı) Tersi durum sanığın duruşmaya zorla getirilmesinin zorunlu olduğu sonucunu doğurur.

Bu da borç ödetme aracı olarak kullanılan, feragat halinde ve borcun itfasıyla sonlanan, şikayetçinin duruşmaya gelmemesiyle şikayet hakkı düşen icra suçlarında, sanıklara yakalama ve zorla getirme müzekkeresi çıkarılmasını kolaylaştırmış olur ki bu durumda sanığın özgürlüğü ve savunma hakkı kısıtlanır. Kanun koyucunun icra suçlarında böyle ağır bir durumu öngördüğünü söylemek zordur.

Ceza Muhakemesi Kanununda temel kural duruşmanın yüze karşı yapılmasıdır. Ancak bu usulün her suç tipinde uygulanması, sanığın gereksiz yere tedirgin edilmesi veya duruşmada hazır bulunma hakkını kötüye kullanarak davanın uzun zaman bitirilmemesine, gereksiz yakalama müzekkeresi çıkarılması ve geri alınmasının unutulması gibi usulün belli başlı sakıncalarına müncer olacağı düşüncesiyle kuralın istisnalarına yer verilmiştir. Bunlar CMK 194.,195. 196. 307/2. ile İİK 349/5. maddeleridir. Bununla birlikte İİK 349. maddesi mahkemenin takdir hakkına büyük önem vermekte ve lüzumu halinde sanığın bizzat hazır bulunması için celpname ile zorla getirilmesine her vakit karar verebilir" kuralını koymuştur.

Somut olayda sanığın zorla mahkeme önüne çıkartılmadığı göz önüne alındığında davetiyeye “zorla getirileceğine” dair şerh koymamanın sanığın savunma hakkına ilişmeyeceği de açıktır. Kaldı ki zorla getirme hususu Kanunda yer alan “lüzum görülürse” ifadesiyle hakimin takdirine bırakılmıştır. Nitekim 16. HD si 13.04.2009 tarih, 1207/2556 sayılı kararında “Sanığa duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda yargılama yapılacağına ilişkin açıklamayı içerir davetiye çıkarılmadan yokluğunda yargılama yapılarak savunma hakkının kısıtlanması isabetsiz olduğundan hükmü bozmuştur.”

Sonuçta sanığın sorgusu için çıkarılan ve usulüne uygun tebliğ edilen davetiyede, 5271 sayılı CMK’nın 195. ve İİK’nın 349/5 maddesindeki, “gelmese de duruşmanın yapılacağına ilişkin açıklamanın yer alması karşısında bu tebligata dayanılarak sanığın yokluğunda yazılı şekilde karar verilmesinde sanığın savunma hakkını kısıtlayacak bir durum söz konusu değildir. Bu nedenlerle sayın çoğunluğun bu yöne ilişkin bozma gerekçesine katılamıyorum.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2011/7874, K. 2012/320, 26 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/7874
Karar No
2012/320
Tarih
26 Ocak 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/7875 K.2012/291
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/7876 K.2012/25
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2011/7876 K.2012/940
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2011/7880 K.2012/195
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/7882 K.2012/20
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/7883 K.2012/33

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.