KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2011/8030 E., 2012/1425 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2012
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 652 ada 1 ve 3 parsel sayılı, sırasıyla 298,08 ve 384,24 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Mehmet, Mevlüt ve Lütfi Meral adına müştereken tespit edilmiştir. Davacı ..., bu taşınmazların devamı olan, kadastro sırasında taşınmazlarının kadastro sırasında yol olarak tespit edildiği iddiasıyla dava açmıştır. Yargılama sırasında ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 324,43 metrekare yüzölçümündeki alanın 652 ada 1 parsel sayılı taşınmaza, bilirkişinin rapor ve krokisinde (B) harfiyle gösterilen 149,83 metrekare yüzölçümündeki alanın 652 ada 3 parsel sayılı taşınmaza dahil edilerek davacılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26/son maddesi uyarınca, kadastro mahkemeleri, hakkında kadastro tutanağı düzenlenen taşınmazlara ilişkin davalarda görevlidir. Bu nedenle, hakkında kadastro tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlarla ilgili davalarda kadastro mahkemeleri değil genel hukuk mahkemeleri görevli bulunmaktadır.
Somut olayda dava, kadastro sırasında hakkında kadastro tutanağı tanzim edilmeyen ve haritasında yol olarak gösterilen taşınmazlara ilişkin bulunduğundan, kadastro mahkemesi görevli değildir. Hüküm günü yürürlükte bulunan 1086 sayılı H.U.M.K.'nun 1. ve 7. maddeleri ile sonradan yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup re'sen gözetilmesi gerekir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2011/8030, K. 2012/1425, 15 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama