KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2013/13412 E., 2014/877 K.·Mahkemesi : Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2014
- Tarihi
- 17/07/2013
- Numarası
- 2010/337-2013/323
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "dava konusu taşınmazın dava tarihi olan 2006 yılından geriye doğru en az 20 yıl önceki tarihlere ilişkin hava fotoğraflarının getirtilerek ziraat mühendisi, harita ve kadastro mühendisinden oluşan kurul aracılığıyla zemine uygulanması, imar-ihya çalışmalarının yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa ne zaman ve kim tarafından çalışmalara başlanıldığı, ne şekilde sürdürüldüğü ve imar-ihya çalışmalarının ne zaman tamamlandığı, taşınmaz üzerinde zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü hususlarının belirlenmesi,
dava konusu taşınmaz imar paftasında park yeri olarak ayrıldığından ve bu hali ile kamu emlakine dönüştüğünden kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve imar-ihya koşullarının davacı yararına oluştuğunun belirlenmesi halinde, mülkiyetin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve 21.06.2013 tarihli bilirkişi raporunda gösterilen 1487,60 metrekare yüzölçümlü taşınmazın davacı S.. Ü.. adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ile davalı Ç.. B.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak Yargıtay bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamında işaret edildiği gibi hüküm oluşturulması zorunludur.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2013/13412, K. 2014/877, 7 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama