KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2013/1475 E., 2013/4514 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2013
- Davacılar
- ... V.S.
- Davalılar
- HAZİNE, ..., VS.
- Müdahil
- ...
- Dava türü
- KULLANIM KADASTROSU
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
673 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan 169 ada 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 26, 170 ada 56 ve 58 parsel sayılı sırasıyla 1215.18, 1291.38, 2604.93, 1128.99, 1170.20, 956.38, 422.95, 721.98, 393.15, 314.71, 5447.32 ve 2233.77 metrekare yüzölçümündeki taşınmazların, beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırı dışına çıkarıldığı yazılmış, kullanıcılarının.
169 ada 8 parsel sayılı taşınmazın davalılardan ..., aynı ada 9 parselin ..., 10 parselin müştereken ... ve ..., 11 parselin ..., 12 parselin ..., 13 parsel ve 170 ada 58 parsel sayılı taşınmazların ..., 169 ada 14 parselin ..., 169 ada 15 parselin ..., 169 ada 16 parselin ..., 169 ada 26 parselin ..., 170 ada 56 parsel sayılı taşınmazın ... olduğuna ilişkin şerh verilerek tarla vasıflarıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacılar ...,...,...; taşınmazların ortak muris ... ’dan geldiğini ve taksim edilmediğini, davacı .... 169 ada 12 parsel sayılı taşınmazın kendi kullanımında olduğunu, davacı-davalı .... 169 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 150 metrekare yüzölçümündeki bölümünü satın aldığını ileri sürerek ayrı ayrı dava açmışlardır. Yargılama sırasında ..., 169 ada 11 parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan evin kendisi tarafından yapıldığını ileri sürerek davaya katılmıştır.
Dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davacılar ... ve ...’ın davasının kabulüne, çekişmeli taşınmazlardan 169 ada 11 ve 12 parsel sayılı taşınmazların tespitinin iptaline, 169 ada 11 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılmıştır, parsel üzerindeki bir adet tek katlı betonarme ev ve ahır 1971 doğumlu ... oğlu ..., bir katlı betonarme ev ... kızı ...'ın kullanımında olup halen kendilerine aittir" şerhinin düşülmesine,
169 ada 12 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine ise "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılmıştır, parsel üzerindeki iki katlı betonarme ev ve ahır ... oğlu ...'ın kullanımında olup halen kendisine aittir." şeklinde şerh düşülmesine ve taşınmazların aynı nitelik ve yüzölçümü ile Hazine adına tesciline, davacılar ..., ..., ... ve ... ile müdahil ...'ın
./...
2013/1475 - 4514 Sayfa: 2
davalarının reddine, çekişmeli 169 ada 8, 9,10 13, 14, 15, 16, 26, 170 ada 56 ve 58 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılar ..., ..., ..., ... vekili ve müdahil ... tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar ..., ..., ..., ... vekilinin çekişmeli 169 ada 8, 9, 10, 12, 13, 14, 15, 16, 26, 170 ada 56 ve 58 parsel sayılı taşınmazlara yönelik yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmazlarla ilgili hükmün ONANMASINA,
2- Çekişmeli 169 ada 11 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece çekişmeli taşınmazın tarafların murisi ... mirasçılarının müşterek kullanımında bulunmadığı doğru olarak belirlendiğinden davacılar ...,...,... vekilinin bu taşınmaza ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak; çekişmeli 169 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 160 metrekare yüzölçümündeki bölümünün davacı ... tarafından davalı ...’a 18.10.2008 tarihinde satıldığı ve taşınmaz üzerindeki bir katlı betonarme evin ... kullanımında olup kendisine ait olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır.
Müdahil ..., çekişmeli taşınmazın üzerinde bulunan bir katlı evi kendisinin yaptırdığını, boşandığı eşi davalı ...’ya ait olmadığını ileri sürerek davaya katılmıştır. Ne var ki; müdahil, taşınmazın kullanım ve aidiyeti hususunda tanık deliline dayandığı ve 15.12.2010 havale tarihli dilekçesiyle tanıklarını bildirdiği halde, mahkemece yapılan 26.09.2011 tarihli keşifte müdahil tanıkları dinlenmeksizin karar verilmiştir.
Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için fen bilirkişisi, mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri, müdahil ve davalı ... tanıkları ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, her iki tarafın tanıkları yöntemine uygun şekilde dinlenilmeli, taşınmaz üzerinde taraflardan hangisinin ne şekilde zilyetliğinin bulunduğu, taşınmaz üzerindeki evin hangi tarafa ait olduğu sorulmalı, beyanlar arasında çelişki oluştuğu takdirde yöntemince, gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle bir hüküm tesis edilmelidir.
...
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2013/1475, K. 2013/4514, 29 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama