KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2013/2709 E., 2013/3039 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2013
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 115 ada 49 parsel sayılı 883.93 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tesbit edilmiştir. Davacı ..., aynı nedene dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın yayla vasfında bulunduğu, zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmak için yeterli bulunmadığı gibi varılan sonuç davanın niteliğine de uygun düşmemektedir.
Kadastro tespitinde taşınmazın niteliği tarla olarak tespit edilmiş olduğuna davada Hazine taraf bulunmadığına göre, uyuşmazlığın taşınmaz üzerinde kimin zilyet bulunduğuna ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Ne var ki; davacı taraf zilyetliğinin ispatı yönünden delil olarak tanık beyanına dayanmış olduğu halde, 03.06.2010 havale tarihli dilekçesi ile dosyaya bildirdiği tanıkları yöntemine uygun şekilde keşifte dinlenilmeksizin hüküm tesis edilmiştir.
Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için fen bilirkişisi, mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri ve davacı tanıkları ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, davacı tarafın tanıkları yöntemine uygun şekilde dinlenilmeli, taşınmaz üzerinde taraflardan hangisinin ne şekilde zilyetliğinin bulunduğu sorulmalı, beyanlar arasında çelişki oluştuğu takdirde yöntemince, gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle bir hüküm tesis edilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2013/2709, K. 2013/3039, 3 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama