KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2013/3180 E., 2013/8737 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2013
- Dava türü
- KULLANIM KADASTROSU
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dava konusu ...
Köyü çalışma alanında kalan 276 parsel sayılı 692.400 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 18.11.1980 tarihinde yapılan kadastro çalışmalarında 6831 sayılı Kanun'un 2. maddesinde değişiklik yapan 1744 sayılı Yasa'ya göre orman niteliğini yitirdiğinden Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiş, 07.05.2010 tarihinde yapılan uygulama kadastrosu sırasında parsel numarası 102 ada 268 parsel olarak değiştirilmiş, 15.07.2011-15.08.2011 tarihleri arasında yapılan 2/B güncelleme çalışmaları sonucunda beyanlar hanesinde zilyet olan kişiler ayrı ayrı şerh verilmiştir.
Davacılar, ..., ... ve ... dava konusu taşınmazın bir bölümünde kendilerinin de zilyet olduklarını belirterek adlarına zilyetlik şerhi verilmesi talebi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda dava konusunun zilyetliğin tespiti olduğu, görev yerinin ise Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu belirtilerek Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın talep halinde görevli Antalya Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davacının davasının zilyetliğin tespiti olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Davacı dava dilekçesinde dava konusu taşınmazda 3402 sayılı Yasa'nın Ek-4 maddesi gereğince güncelleme çalışmaları yapıldığını belirtip lehine zilyetlik şerhi verilmesi talebi ile dava açmıştır.
Dosya kapsamından da dava konusu 102 ada 268 parsel sayılı taşınmazda 3402 sayılı Yasa'nın Ek-4 maddesi kapsamında kullanıcı ve muhdesat sahiplerinin güncellenmesi amacıyla 2011 yılında 2/B güncelleme çalışmasına tabi tutulduğu ve askı ilanına alınmadan Tapu Sicil Müdürlüğüne devredildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda dava konusu taşınmazın Tapu Sicil Müdürlüğüne devredildiği tarihten itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılabileceği kuşkusuzdur. Ancak bu nitelikteki davalarda lehine zilyetlik şerhi verilen kişiler yanında taşınmazın kayıt maliki olan Hazinenin de davada taraf olması zorunludur.
Hal böyle olunca kayıt maliki Hazineye de dava yöneltilmek suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek dava konusu taşınmazda güncelleme yapıldığı tarih itibarı ile davacının fiili kullanımının bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2013/3180, K. 2013/8737, 23 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama