KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2013/3706 E., 2013/5576 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2013
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
642 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ..., Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 136 ada 2, 137 ada 3, 145 ada 14, 151 ada 5, 170 ada 1, 174 ada 4, 175 ada 4, 176 ada 4, 189 ada 20, 194 ada 2, 199 ada 30 ve 206 ada 2 parsel sayılı sırasıyla 219.84, 508, 432.78, 2176,43, 114.08, 569.68, 7835.60, 2739.24, 109.16, 788.80, 4214.69 ve 523.84 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile... oğlu ..., 145 ada 23 parsel sayılı 602.35 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle eşit hisselerle ...., oğlu ... ve ...., ... adına tespit edilmiştir.
Davacılar ... ve müşterekleri vekili, çekişmeli taşınmazların ortak muris... ...'dan intikal ettiğini belirterek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı taraf vekili keşif sırasında 136 ada 2, 170 ada 1 ve 174 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davadan feragat ettiğini belirterek bu beyanını usulüne uygun olarak imzası ile belgelemiştir. Hal böyle olunca feragatın, davaya son veren bir taraf işlemi olduğu ve kesin hükmün sonucunu doğurduğu gözetilerek, davanın feragat nedeni ile reddi gerekirken mahkemece esasa girilerek; taşınmazların 40 yılı aşkın süredir davalının kullanımında olduğu, dava tarihine kadar taraflar arasında taşınmazların kullanımına ilişkin bir anlaşmazlığın olmadığı ve... ... mirasçıları arasında usule uygun bir taksimin yapıldığı gerekçesiyle red kararı verilmesi isabetsiz ise de, red kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan hükmün, gerekçesi açıklanan şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Diğer parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece, dava konusu taşınmazların öncesi tarafların murisi... ...'a ait ise de paylaşma sonucu davalı tarafın zilyetliğinde olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacılar dava konusu taşınmazların ortak muris...'den geldiği, kendilerinin de çekişmeli taşınmazlar üzerinde miras payları olduğu iddiasına dayanarak dava açmışlarsa da, yapılan keşif esnasında davacılar vekili Av. ..., 176 ada 4 parsel, 194 ada 2 parsel ve 199 ada 30 parsel sayılı taşınmazların 1/2 payının davalı tarafa ait olduğunu diğer 1/2 payın murisleri...'ye ait olduğunu belirtmiştir.
Davalı taraf da, davacı tarafın bu beyanlarını kabul etmekle birlikte, bu taşınmazların murise ait bölümleri ile muristen kalan diğer taşınmazların mirasçılar arasında paylaşıldığını ve bu paylaşmaya göre taşınmazın zilyetliğine sahip olduğunu savunmuştur.
Hal böyle olunca, uyuşmazlığın, miras bırakan...'den kaldığı çekişmesiz olan 137 ada 3, 145 ada 14, 151 ada 5, 175 ada 4, 189 ada 20, 206 ada 2 parsel sayılı taşınmazların tamamı ile 176 ada 4, 194 ada 2 ve 199 ada 30 sayılı parsellerin 1/2 payına ve... terekesinin usulünce paylaşılmış olup olmadığına ilişkin olduğu kuşkusuz olup, davacılar vekilinin 176 ada 4, 194 ada 2 ve 199 ada 30 sayılı parselin diğer 1/2 payına yönelik temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde değildir.
Ne var ki, mahkemece paylaşma hususunda yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz. O halde doğru sonuca varılabilmesi için, mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar huzuru ile yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, önceki keşifte dinlenilen bilirkişi ve tanıklar ve tarafların delil listelerinde isimleri yazılı tüm tanıklar ayrı ayrı dinlenilip, murisin ölümünden sonra taşınmazlarının tüm mirasçılarının ya da yasal temsilcilerinin katılımı ile taksime tabi tutulup tutulmadığı, taksim yapılmış ise hangi mirasçıya miras payına karşılık ne verildiği, dava konusu taşınmazların ve davalı payların kime isabet ettiği, ne zamandır kime zilyet olduğu,
diğer mirasçılara verilen taşınmazların akıbetlerinin ne olduğu etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, eşitliğin paylaşımın zorunlu şartı olmadığı üzerinde durulmalı, keşifte dinlenilen bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki olması halinde usulünce giderilmeli, bundan sonra toplanan delil birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2013/3706, K. 2013/5576, 16 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama