KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2013/8245 E., 2013/11312 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2013
- Dava türü
- KULLANIM KADASTROSU
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında .... Mahallesi çalışma alanında bulunan 37 ada 96 parsel sayılı 718.01 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesinde “6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi verilerek 37 ada 11 sayılı kök parseli hakkında Asliye Hukuk Mahkemesinde dava bulunması nedeniyle malik ve kullanıcı hanesi boş bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Davacı ..., Kadastro Mahkemesine verdiği dava dilekçesi ile taşınmazın öncesinin davalı olmadığı, taşınmazda fiilen zilyet bulunduğu iddiasına dayanarak beyanlar hanesine kendisi lehine zilyetlik şerhi verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişme konusu 37 ada 96 sayılı parselin 2/B vasfıyla Hazine adına tesciline, tutanağının beyanlar hanesine “İş bu taşınmaz 7 yıldan beri Sıddık oğlu ...'ın fiili kullanımındadır” ibaresinin yazılmasına, beyanlar hanesinin diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/284 esasında davalıdır şerhinin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen Ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro tespiti sırasında, Beykoz 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/284 esas sayılı dosyasında dava konusu olduğu belirtilerek maliki, beyanlar hanesindeki fiili kullanıcı ve muhtesat sütunu boş bırakılmış ise de.
Beykoz 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/284 esas sayılı dava dosyasının, dava konusu parsele ilişkin olmadığı, taraflarının da temyize konu dava dosyasının tarafları ile bir ilgisinin olmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece de, 1. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasındaki dava konusu alanın farklı alan olduğu böylece Kadastro Yasası'nın öngördüğü anlamda derdest bir davanın varlığından söz etme olanağının bulunmadığı kabul edilmesine rağmen, kadastro tutanağının re'sen ele alınarak kadastro mahkemesinde dava konusu yapılmasında ve işin esasının incelenmesinde isabet bulunmamaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2013/8245, K. 2013/11312, 25 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama