KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2013/8600 E., 2013/10841 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2013
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle.
“Uyuşmazlığın taşınmazın davacının kök murisi...'a mı yoksa...'ın kardeşi...'e mi ait olduğu noktasında olduğu belirtilerek mahallinde yeniden yapılacak keşifte bu hususun yerel bilirkişi, tanık ve tespit bilirkişilerinden sorularak belirlenmesi, ...'e ait ise ondan...'e intikal edip etmediğinin araştırılması, ...'ten...'e intikal ettiğinin belirlenmesi halinde, davalıya yapılan satışın geçerli olacağının göz önünde tutulması, ...'a ait olduğunun anlaşılması halinde ise, ... mirasçılarının tümünün katılımı ile yöntemince paylaşılıp paylaşılmadığının, paylaşma yapılmış ise taşınmazın... payına isabet edip etmediğinin yöntemince araştırılması,
böylece taşınmazın...'e intikal etmiş olması halinde davalıya yapılan satışın geçerli olacağı, terekenin paylaşılmadığı sonucuna varılması halinde elbirliği mülkiyetinde mirasçılardan birinin 3. şahsa yaptığı satışın geçerli olmayacağı ve satış tarihinden tespit tarihine kadar davalının 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin de dolmadığı göz önünde bulundurularak sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazın tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş olup; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama sonucunda, dava konusu taşınmazın muris... Kocatepe'nin terekesine tabi taşınmazlardan olmadığı kanaatine varılarak, davanın reddine karar verilmiş ise de; bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Dava konusu 214 ada 10 parsel sayılı taşınmazın öncesinin davacının babası olan...'a mı, yoksa amcası olan...'e mi ait olduğu hususundaki beyanlar arasındaki çelişki giderilmediği gibi, ...'e ait olduğu kabul edilen taşınmazın...'e hangi yolla geçtiği konusunda araştırma yapılmaksızın bekar ve çocuksuz öldüğü anlaşılan ....'nin yanında evladı gibi onunla birlikte yaşadığı gerekçesiyle mirasının ....'ye geçtiği,...'in davalı ...'e yaptığı satışın da bu nedenle geçerli olduğu gerekçesiyle karar verilmiştir..... çocuksuz ve bekar öldüğüne göre, kendisinden önce vefat eden kardeşi ....'nin çocuklarının mirasçı olduğu kuşkusuzdur.
Bu durumda; öncelikle, taşınmazın öncesinin ....'a mı, yoksa...'e mi ait olduğu hususunda, beyanlar arasındaki çelişki giderilmeli, taşınmazın .....'e ait olduğunun kesin olarak belirlenmesi halinde, sağlığında satış ya da bağış suretiyle taşınmazın satıcısı ve aynı zamanda... .... mirasçılarından olan....'ye devredip devretmediği açıklığa kavuşturulmalıdır.
Böyle bir devir olmadığı taktirde, ...'ın daha önce ölmüş olması nedeniyle, ...'in ölüm tarihinde...'in de diğer .... mirasçıları ile birlikte .....'in mirasçısı olması nedeniyle, mirasçılar arasında usulüne uygun paylaşma yapılıp yapılmadığının araştırılması gerekir. Paylaşmanın kanıtlanamaması halinde, .... tarafından sürdürülen zilyetliğin mirasçılık sıfatıyla olacağı göz önünde bulundurulmalıdır.
Dava konusu taşınmazın...'a aidiyetinin anlaşılması halinde, yine mirasçıları arasında usulüne uygun paylaşma yapıldığı kanıtlanamadığı takdirde, mirasçı sıfatıyla zilyet olan...'in tek başına 3. kişi davalı ...'e yaptığı satışın geçersiz olacağı, davalı yararına da tespit tarihi itibari ile malik sıfatıyla 20 yıla ulaşan zilyetlik bulunmaması nedeniyle, 3402 sayılı yasanın 14. maddesinde öngörülen edinme koşullarının gerçekleşmediği göz önüne alınarak karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2013/8600, K. 2013/10841, 15 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama