KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2013/9136 E., 2013/8589 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2013
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Doludere Köyü çalışma alanında bulunan 230 ada 3 parsel sayılı 95,48 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar murisi ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın tapusunun iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, dava konusu 230 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptaliyle 1/2 hissesinin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davacı ve davalı tarafın davalarını ispatladığı, her iki tarafın da taşınmaz üzerinde zilyet bulunduğu kabul edilerek karar verilmiş ise de mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Taşınmazın başında yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişilerden bir kısmı ve davalı tanıkları taşınmazın davalıların kullanımında olduğunu, yerel bilirkişilerden bir kısmı ve davacı tanıkları ise taşınmazın davacı tarafından kullanıldığını beyan etmiş, beyanlar arasındaki bu çelişki giderilmemiştir.
Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; ispat külfetinin de davacı tarafa ait olduğu dikkate alınarak taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin kim ya da kimler tarafından ne şekilde, ne süreyle ve ne sıfatla sürdürüldüğü, zilyetliğin asli olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yargılama boyunca dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişki yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalıdır.
Kabule göre de taraflar, yerel bilirkişi ve tanıklar müşterek kullanım konusunda beyanda bulunmadığı halde müşterek mülkiyet şeklinde hüküm kurulması da yerinde değildir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2013/9136, K. 2013/8589, 20 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama