KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2014/18298 E., 2015/6597 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2015
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu ... çalışma alanında bulunan temyiz konusu 106 ada 630 parsel sayılı 884.366,56 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve 16.07.2013 tarihinde hükmen tescil edilmiştir. Davacılar ... ve müşterekleri, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın bir bölümü hakkında tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı ... temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece işin esasına girilerek yapılan yargılama sonunda dava konusu taşınmazın ham toprak vasfında olduğu ve davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. Çekişmeli 106 ada 630 parsel sayılı taşınmaz ham toprak niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiş, tespite karşı, askı ilan süresi içinde Kadastro Mahkemesinde dava açılmıştır.
Kadastro Mahkemesinin 19.06.2013 gün, 2013/5 Esas ve 2013/14 Karar sayılı ilamı ile; davacılar Hulusi Sarıkaya ve arkadaşlarının davası feragat nedeniyle reddedilerek çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş ve karar temyiz edilmeksizin 16.07.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
Temyiz incelemesine konu dosyada ise, davacılar ... ve müşterekleri 28.06.2012 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde Hazine aleyhine çekişmeli 106 ada 630 parsel sayılı taşınmazın bir bölümü hakkında tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Davanın açıldığı tarihte Kadastro Mahkemesinde görülen davanın kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Zaman bakımından görev başlığını taşıyan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26. madde hükmünde, askı ilan süresi içinde açılan davaların yanında tespitten önceki haklara dayanarak asli müdahil olarak davaya katılanların iddialarına dair uyuşmazlıkların da Kadastro Mahkemesinde incelenip karara bağlanacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacıların talebinin tespitten önceki haklara dayandığı ve kadastro tespitinin kesinleşmediği dikkate alındığında davacılar tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın Kadastro Mahkemesinde görülmekte olan davaya katılma istemi niteliğinde olduğunun kabulü zorunludur. Bu tür nitelikteki talepleri incelemekle görevli mahkeme Kadastro Mahkemesidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2014/18298, K. 2015/6597, 25 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama